Giriş
(29)

herkes çok mu zengin?

art cat chocolate
hem burada, hem ekşi'de hem instagram'da yazılanları paylaşılanları görüyorum. ayrıca iş yerimdeki arkadaşlarımın da sohbetlerine şahit oluyorum.mesela en son burada gördüğüm, birinin sıfır araba alacak olması... 2.5 milyon demiş. benim 2 yıllık maaşımdan da fazla. bu insanlar bu arabaları nasıl alı
hem burada, hem ekşi'de hem instagram'da yazılanları paylaşılanları görüyorum. ayrıca iş yerimdeki arkadaşlarımın da sohbetlerine şahit oluyorum.

mesela en son burada gördüğüm, birinin sıfır araba alacak olması... 2.5 milyon demiş. benim 2 yıllık maaşımdan da fazla. bu insanlar bu arabaları nasıl alıyorlar? şirketteki insanların yarısının arabası var. arabası olmayan kişilerden de bir kısmının motoru var. bu insanlar bu araçları nasıl alıyorlar? 1.5 milyondan aşağı iyi araba bulamazsın diyorlar bana mesela. 1.5 milyonu nereden bulacağım?

ailemden ayrı şehirde yaşıyorum. maaşımın yarısı ve bazen yarısından çoğu kirama gitti 6 yıllık iş hayatımda. şu anki işimde maaşım bir nebze daha yüksek. ancak başka eve çıkmam gerekiyor ve yine maaşımın yarısı olacak yani. memlekete gidemiyorum orada benim iş imkanım yok. ayrıca rezidansta falan da oturmuyorum yani.

ailemin de arabası yok zaten mesela. mirasımız falan da yok dedelerden. ailem de memur yani. müdür falan da değiller, düz memur.

bazen arkadaşlarla buluşuyoruz. o ülke senin bu ülke benim geziyorlar. avrupa ülkelerinden, vizeli olanlardan bahsediyorum. konsere bile gitseler en pahalısına gidiyorlar falan. kırk yılın başı tatile gideceğim, bana bir otel önerdiler, benim bulduğumun 2-3 katı fiyatına. ya bazıları benle aynı mesleğe benzer gelire sahip. bu hayatları nasıl karşılıyorlar?

ben mesela hayatta ev falan alamam. birikim bile yapamıyorum. bilgisayarım bozuktu 4 yıl boyunca. yeni pc alabilmek için kredi çektim ve 1 yıldır onun taksidini ödüyorum.

herkes 200 bin ve üzeri mi kazanıyor gerçekten? yoksa herkesin ailesi mi zengin?

benim için 500 bin tllik bir araba almak bile çok zor mesela. o fiyata araba varsa... insanlar nasıl araba alıyorlar?
+4
art cat chocolate
(04.08.26)
gördüğün kesim %1 bile değil. %1 zengin olunca herkes zengin olmuyor. sen olanı görüyosun. olmayanı görmüyosun.
0
jelly bear
(04.08.26)
Hastaneler full hasta dolu, buna bakarak ülkenin tamamı hasta mı diyoruz? 2.5 milyonluk araba alacak şahıs belki 45 yaşına kadar hiç evlenmemiş, birikim yapmış olabilir. miras gelmiş olabilir. vs vs. Bakış açın yanlış.
0
HellKeePer
(04.08.26)
Buna ben de çok kırgınım :') cidden herkes zengin aq
+1
üğpoıuy
(04.08.26)
algı algı algı
aramızda yeşil pasaportlu, arabalı, evi olan insanlar var temelde her şeyi tamam, ama insanlar çok zengin diyebiliyor, başkası da kiraya maaşının yarısından çoğunu veriyor.

bir kere, bordrolu çalışanların %80i maksimum 2 asgari ücret alıyor. yani aylık 50 bini geçtiğinde bordroluların yüzde 20sine giriyorsun.

ev araba almak gerçekten tek maaşlı biri için hayal oldu, 2 kişi olup birinin maaşı yaşama diğerininki krediye gidecek ki ev alınabilsin.

2.5M a araba alan belki tüm parasını arabaya veriyor, bu onu zengin etmez (belki de zengindir bilemem)

tatile çıkan yıl boyu kredi ödüyor belki de vs.
ancak şu bir gerçek, herkes çok zengin değil ama herkesin alım gücü çok düştü ve gelirin %60 ı kiraya gitmesi çok zor, kötü bir durum.
aynı gün 3-5 kıyafet değiştirip 3 günlük geziyi 1 aylık gibi paylaşanlar var.

kısaca, algıya takılma. aile yardımı vardır (aileden yardım almayan insan çok azaldı bu devirde) sponsoru vardır, bazı şeyleri şirket ödüyordur vs vs vs.
canını sıkma diyemeyeceğim ama yanlış algı yüzünden canını sıkma.
+1
kisa
(04.08.26)
Yani o parayı nakit çıkarıp verebilecek küçük bir kesim vardır ama çoğu insan borç içinde yüzerek yapıyor bunları. Ayrıca insanların anlattıklarını, sosyal medyada koyduklarını vs. ham gerçeklik diye düşünmeyin. Yalan söylüyor da olabilirler.
+2
peki madem
(04.08.26)
Herkes maaşlı çalışmıyor. 1.5 milyonu maaşından kese kese biriktirmiyor. farklı kazanç türleri var. Maaşlı çalışan Herkes de çok düşük maaşlı çalışmıyor. Herkes arabasını evini tamamen çalıştığı biriktirdiği parayla da almıyor. birçoğunda çok ciddi aile faktörü var. Ama güzel geliri olup evini arabasını kendi başına alabilen bir kesim de elbette var. Bir sürü değişken var yani. Bir de her şey hemen bir anda olmak zorunda değil. Tek seferde 1.5 milyonluk araba alamazsın belki ama baştan bi 300-500 birikim sağlayıp üstüne ekleye ekleye gidilebilir.
0
dfn4
(04.08.26)
Sokaga ciktiginda gordugun tum evlerin, dukkanlarin, araclarin sahipleri var. O bakimdan evet "zengin" cok. Bircogu da miras yoluyla bunu nispeten kolay elde edebiliyor. Ama aylik gelirin 100bin ise sen de birkac yil icerisinde kucuk de olsa bir seyin bir ucundan sahip olabilirdin/olabilirsin. Bu maasinin yarisini eve vererek degil, ancak harcamalari kisip biriktirerek olabilir. Cogu kadin bunu tercih etmiyor, erkeklerin bir kismi aile sorumlulugu icin mecburen yapiyor.
-1
osssy
(04.08.26)
çalışan biriyle evlenmek mantıklı bi seçenek gibi duruyor.
-4
elorelia
(04.08.26)
bence ben zengin değilim ama saydığınız şeylerin bi kısmına sahibim. ama şöyle oldu, evim var babam aldı, arabam var, ilk arabamı da babam verdi. sonraki arabamı babamın şirketi aldı, ondan sonrakini de evlenince var olan arabanın üzerine borçla falan koyup eşimle aldık değeri 1,5 milyon.

yılda 2-3 kere yurtdışına çıkıyorum, iki kere tatile gidiyorum. babamın sağladığı imkanlar bir yana bu gezme tozma işi tamamen seçimlerle alakalı. benzer paraları kazandığımız ve yine ailesinin verdiği evde oturup kira ödemeyen arkadaşlarım bizim kadar tatile çıkamıyorlar çünkü ben yılda 1 kere kuaföre gidiyorum onlar 2 ayda 1 10-15 k kuaföre para veriyorlar. ya da ben dyson almıyorum 20-30k paraya. bana baktıklarında onlardan daha zengin görünüyorum. ya da çocuk sahibi olmayı hiç istemedik bu da şimdilik çok karlı.

siz de 6 sene maaşınızın yarısını kiraya vermeyi seçmişsiniz, paylaşımlı bi evde yaşayabilir, ev arkadaşı ile kalabilir maaşınızın çeyreğini verebilirdiniz. benim ilk asistanım; mezun olur olmaz kız bizde işe başladı, 2k maaşı vardı, 20bin liralık araba aldı, maaşının yarısını arabaya ödemeye başladı çünkü çok istiyordu. 22 yaşında ilk arabasını almış oldu, sonra zaten asgari ücret öyle hızla arttı ki ödediği para da bi şeye benzemedi.

bence ailenizin de hem anne hem baba memur olarak çalıştıysa hiç araba almamış olmaları ilginç bi tercih. alabilirlerdi gibi geliyor. ya da ben anlamam bilmiyorum.

eklemeyi unutmuşum, tam zamanlı çalıştığım işin yanında her zaman müşterisini bulmadığım ya da kabul etmediğim çok niş bi alanda saatlik ücretimin çok yüksek olduğu bi uzmanlığım daha var, bu uzmanlığı 30 yaşımda edinmeye karar verdim şu an 36 yaşındayım. yani şöyle söyliyim tam zamanlı işi bırakıp bu uzmanlık için ayda 3 müşteri bulsam maaşımın 2 katını kazanabilirim haftada 6 saat çalışarak.

başka ek gelirlerim de var ufak tefek, bazen ayda 10-15 onlardan geliyor, hoş oluyor.
-2
ofelia
(04.08.26)
ben ilk arabamı yaklaşık beş yıl şehrin en ucundaki 35 m2 bir stüdyo dairede yaşayarak, günde 2 saat toplu taşımayla git gel çekerek alabildim. çalışma arkadaşlarımın arabası olanlarının çoğunu aileleri aldı.
+3
aloha snackbar 3
(04.08.26)
Benimle eşimin maaşları toplamı yine çok az ama bütçemize göre bir araba aldık taksitimiz var. Plan şu taksit bitince bu arabayı satıp yükseltmek. 2 yılda bir arabayı güncellemek. Bir noktadan sonra ev peşinatına yetecek bir noktaya gelebiliriz belki. O zaman da arabayı düşürüp ev işine girilebilir. Planlarım olsa da olmasa da arabanın sağladığı özgürlük ve bunu yapabilmiş olmanın gururu (evet ne yazık ki gurur milletin bakkala gider gibi gidip aldığı şey) bizi mutlu ediyor. Eşim, köy yollarında babasının kontrollerinde kullanıyordu zaten, bu sayede 3 haftada aldı ehliyeti. Patır patır manuel araba kullanıyor şimdi. Bizde planlar böyle, ikimizin toplam maaşı bizim yaşlarımızdaki bir bireyin bir aylık maaşı normalde bu arada.
0
guitarissimo
(04.08.26)
sebebi şu, ben 3 senedir tatile falan gidemiyorum mesela hem maddi hem manevi sebeplerden. ama gidip de instagramda bunu paylaşmıyorum ya da burada da bir şey paylaşmıyorum. ama gitseydim muhtemelen buradan bir şey sorardım ve instagrama da atardım. bizim gibi bir yere gitmeyen insanlar bir şey paylaşmıyor ki ya da araba almazsan nasıl arabada story atacaksın ki alsam da atmam ama anlatabildim umarım. yani biz sadece bir şey alabilenleri görüyoruz, alamayanlar bunu paylaşmadığı için etraftaki herkes zengin de bi biz alamıyoruz gibi geliyor oysa arkadaş listemizin %10'u bile etmez mesela.
+1
matilda
(04.08.26)
zenginlik kriteriniz sahiden arabaysa baya bir yaniliyorsunuz. en zengin dediginiz insanlarin arabasi yok, her yere taksi tutuyorlar. en olmadi helikopter kaldiriyorlar lol. yoksa onun soförüyle ugrasacak, soför hasta olacak gelmeyecek parkiyla ugrasacak, bakimiyla ugrasacak. zengin adam icin bunlar enayi isi.

öte yanda herkes memur degil. benim cevremde bir tane bile memur olan kisi yok mesela. ne ilkokul, ne lise, ne üniversite arkadaslarim icinden memur var. kendi cevreme baksam gercekten herkes zengin derim ama ülkenin yarisi asgari ücretle calisiyor. cok büyük bir kitle kacak calisiyor.

instagram da dogru bir tahlil araci degil kesinlikle. millet gidip g kasa merso kiraliyor, kendi arabasi gibi instagram'a koyuyor. biliyorum yani. evim de, arabam da her seyim var cok sükür, bir güne bir gün instagram'a koymus kisi degilim. bu kritere bakarsak o zengin ama ben degilim. he zengin degilim zaten ama kriteriniz araba oldugunicin böyle diyorum. birebir görmediklerinize inanmayin.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(04.08.26)
Pandemi de faizler düşünce bi tane ev aldım 1+1 anadolunun bir şehrinde. Maaşımın yüzde 80'İni krediye veriyor bir yandan kalan yüzde 20 ile de istanbul'da kira ödüyordum. 1,5 yıl süründüm yalan yok :) ama memleketin ekonomisini iyi okuyabildiğimi düşünüyordum ki öyle de oldu. 1,5 sene sonra kiracı kredinin tamamını öder, 2 sene sonrada üstüne cebim e para bırakır hale geldi. O dönem arkadaşlarım araba alıyordu mesela kiralık evde otururken, onlar için hayattan şu an konfor almak önemliydi, benim için sürdürülebilir konfor önemliydi.

Sonra 5 senedir gram gram biriktirdiğim parayı peşinat yaptım üstüne gelen kira ile istanbul'da kutu gibi bir dükkan aldım, bildiğin beyaz yakalıyım bu arada öyle esnaf olma gibi bir derdim yok. Amacım yarın öbürsün kovulduğumda ya da teknik olarak emekli olduğumda aç kalmamak.

Aileden destek almadım dersem yalan olur, haklarını yiyemem ama destekten kasıt öyle milyon tl falan değil, 10 gram, 2 bilezik, annemin mutfak parasından artırdıkları vs.

Eğer aileden destek yoksa çok zor, bakma sen kendim aldım diyenlere hepsinin ailesi destek oluyor, pazar alışverişlerini yapıyor, memleketten tarhana salça yolluyor.

Evli arkadaşlarım var mesela istanbul'da kiradalar, 2 senede bir araba değiştirip süper yerlerde tatil yapıyorlar, kartların hepsi patlak, cüzdanlarında 5 lira bile yok :)
+3
ebeş
(04.08.26)
zengin gözüken ya da zengin olanlar şöyle aslında:

1- ailesinden miras kalanlar ya da ailesinin desteklediği kişiler
2- fena maaş almayan ve maaşın tamamını yarınlar yokmuş gibi yiyenler
3- maaş yanında ek gelir üretenler, herkes tatil yaparken çalışanlar
4-yurtdışında projelere gidip para biriktirenler. 2-3 senede 2 ev alabilirsin hatta belki daha fazlasını.

bunun dışında gerçekten zengin olanlarda vardır, kendi işini kurup ya da aileden ama sayıları çok daha az.
0
monicapp
(04.08.26)
gördüğüm orta sınıfta çoğu etrafımda aile desteği ile alıyor veya anadan babadan kalan daire vs varsa onu satarak peşinat yapıyor.
birde borçlanmadan krediye girmeden birşey sahip olunmuyor peşinatı biriktirip krediye giriceksin araba için tekrar biriktirip yukselteceksin böyle böyle bir şeye sahip olunuyor.
ama şuna katılıyorum insanların çoğu birşeye sahip ama bu son 5 senedeki kazanımları değil, geçmişten gelenler.. şuan gerçekten birşey almak zor.
varlıklada birşey olmuyorki, geçen gün 2 dairesini geri dönüşümde 3 m veren tanıdık var çok eski idi ev, en az 4m istemiş geri dönüşüm, yok paraya evleri verdi mesela, sorsan 2 dairesi var gözde buyutursun ama para etmiyor.şimdi o parayı faizde eritiyor mesela
+1
eja
(04.08.26)
Hem aileden destek almadan hem de 100 binden az olan maaşın yarısından fazlasını kiraya vererek (fatura, aidat falan dedin mi %60'ı bulur) para biriktirip ev, araba almak zor zaten.

Eğer evim, arabam olsun diyorsan ya kendini zora sokup, daha kötü bir evde ev arkadaşı ile yaşayıp kenara para atacaksın. Biraz biriktirdikten sonra peşinat olarak kullanıp, kredi çekip bir ev alacaksın. Sonra biriktirmeye devam edip daha güzelini alacaksın vs. vs.

Ya da erkek düşmanlığını (duyurudaki cevaplarından gördüğüm kadarıyla) bir kenara bırakıp, geliri senden daha yüksek (tercihen yıllar içinde çalışıp didinip ev, araba almış ya da ailesi tarafından alınmış) bir koca bulup, hazıra konacak ve rahat rahat yaşayacaksın.
+2
bobinhoo
(04.08.26)
Hayat pahalılığı çok yüksek bu kuşkusuz, sorun cidden gelir adaletsizliği ile alakalı olabilir ama yazınızda bir şey dikkatimi çekti onun için sebep olabilecek başka bir şeyden bahsedeceğim. Çok şey yazılıp çizilmiş hepsine tek tek bakamadım. Ben kendi hayatımdan örnek vereceğim.

Yazdığınız yazıda kendinizle aynı meslek grubu ve maaş skalasındaki insanlardan da bahsetmişsiniz. Eğer onlar birikim yapabiliyor ama siz yapamıyorsanız sorun sizin harcama alışkanlığınızda da olabilir.

İşyerinde benimle birebir aynı pozisyonda çalışan bir arkadaşım var. İkimizin de hayatı paralel. Ama ben birikim yapabilirken kendisi yapamıyor ve hiçbir büyük harcaması da yok. Anlam veremiyor buna. Ancak sorun da bu. Kuruş kuruş benden çok daha fazla harcadığının farkında değil. Neticede aldığı ve yaptığı hiçbir şeyden tatmin olmuyor ama daha fazla para harcıyor. Birçok örnek verilebilir ama ben uzatmamak adına tek örnek vereceğim, bu arkadaşım güzel bir yerde güzel bir yemek yemeyi para tuzağı olarak görüyor ama ucuz yerlerden sürekli dışarda yiyor. Benim nadiren iyi bir yere gideceğimi öğrenince de nasıl yetiştiriyorsun sen diyor. Ciddi anlamda beni gereksiz yerlere para harcayan biri olarak, kendiniyse tutumlu biri olarak görüyor ama benden çok daha fazla harcaması var. O kadar takip etmiyor ki bunun bile farkında değil. Ona sorsanız size tutumlu olmakla ilgili tavsiyeler verir, benim yapıp ettiğim şeyleri de yapmamanızı söyler örneğin. Farkında değil çünkü. Mesele ucuz veya pahalı bir yere gitmek değil bakın, tatmin olacağı bir şey yapmak yerine mecbur olduğunu düşündüğü 10 şey yapıyor.

Şunu demeye çalışıyorum, eğer sizle yakın kazanan insanlar sizin yapamadığınız şeyleri yapabiliyorlarsa hiç farkında olmadan gereksiz çok harcamanız olabilir. Bunu bu kadar anlatma sebebim yazınızdaki o satır arası cümle. Cidden insanın kendisi tarafından fark edilmesi zor bir şey çünkü. Ailenizden bahsetmişsiniz, bu alışkanlıkları ailenizden dahi kazanmış olabilirsiniz ki farkına varmak daha zor bu durumda.
0
akhenaten
(04.08.26)
survivorship bias.

100 adamdan 90'ı meteliğe kurşun atıyor olsun. ya işsiz ya da ay sonunu zor getiriyor, akşam yemek yiyip belki televizyon izleyip uyuyor. en büyük lüksü avm'de yemek katında bir şeyler yemek o da ayda bir.

10 tanesi de çok daha fazla kazanıyor ve bir sürü şey yapıyor.

sosyal medyada kimi görme ihtimalin daha fazla? veya hangisinin aklında kalma, yer etme ihtimali daha yüksek?

"mekanlar dolu herkesin arabası var" diyenlerin yanılgısı da bu. 85 milyon vatandaşı tüm kafe ve restoranlara doldursan sanırım taş çatlasa 15 milyonu sığardı. burayı gören birisi her yer dolu diyor ama evde oturan 70 milyonu görmüyor. herkesin arabası var diyor ama arabaların olduğu yerde bulunup araba sahiplerini görüyor, arabası olmayanlardan haberi yok.

aynı hesap işte. bir kısmı bu tip beynin kolaya kaçması, algı ve psikoloji meselesi... bazı kitleler ise direkt kafaları çalışmadığı veya işlerine öyle geldiği için böyle çıkarımlar yapıyorlar.

çok parası olduğunu sandığın bazı insanların o kadar parası olmayabilir bu arada o da var. bana da bazen çok geziyorsun derler. üç kuruş para kazanıyorum ve sosyal hayatım sıfır. senede 4-5 kez tanıdıklarımın peşine takılıp sağdan soldan story atıyorum. millet de diyor ki oç senede beş kez tatil yapıyor hep bir yere gidiyor. gerçekte ben ayda 30k kazanıyorum pantolonum delinse götüm açıkta gezeceğim, gittiğim yerler de dağ tepe yani paralık bi şey yok.
+1
der meister
(04.08.26)
ben sizden daha büyüğüm benim neslimde çoğu kadın zaten evli olduğu için karı-koca olarak almıştır evini arabasını

ancak 5 senelik civarı çalışanken ben maaşın yarsını kiraya vermiyordum
maaşlı iş harici ekstra çalışıyordum -evin büyük çocuğuyum o zamanlar kardeşlerimin hepsi okuyordu eve gönderiyordum

evde yemek yapıyordum, uygun yollu geziyordum (iyi de geziyordum), business giyinmiyordum (öyle bir işim yoktu çünkü) ve tabi Türkiye'de yaşamıyordum..pek bir masrafım yoktu. gördüğüm kadarıyla şimdi 30 yaş altı kadınların hayat standartları bizim o zamanlarımıza göre epey bir yüksek. "bunu hak ediyorum" algıları var (hak ediyorlardır tabi eleştiri değil, tespitlerim bunlar).

21 yaşında mezun olup evimi 32 yaşında filan aldım ben, aile desteğim yoktu, kimseden desteğim yoktu belki kendime güvensem 2-3 sene önce alabilirdim ama hayatımı alt üst eden bir hastalık geçirdim o biraz durumları karıştırdı. o durum olmasa, ailem sen çek krediyi biz de destek oluruz demiş olsa ya da ben daha gözüm kara olsam farklı olabilirdi mesela..gördüğüm kadarıyla aileler madden destek olmasa bile en azından krediyi çek sıkışırsan da yardım ederiz filan diyebiliyor. ben hiç bişey görmedim. bizimkiler borçtan benden çok korkuyor. şimdi bişey alacak olsam mesela daha gözü kara olurum. ödenir illa ki.

önce evi alıp sonra arabayı almak da yine bence başka bir fark. araba demek masraf demek. ben yürüme mesafesi yere arabayla pek gitmediğim halde (home office çalışıyorum, yürüyüş olsun diye yürüyorum çoğu kez) yine de masraf, önce arabayı alsam eve daha geç sıra gelirdi sanırım.

instagramım vs. yok, yediğimi içtiğimi gezdiğimi vs. paylaşmak huyum değil, hoş zaten zengin de değilim de çekip çekip koysam zevahirde zengin sanılabilirdim.
Türkiye'nin turizm cenneti yerlerinden birinde yaşıyorum burada bildiğim etraftan anlatılan öyle tipler var ki cebinde 5 lirası yok belki 1 motoru vara o da icralık ama bunu sosyal medyadaki kimse bilmiyor paylaşımlar bambaşka bi hikaye anlatıyor...

etrafımda çalışmadan zengin olanlar aileden ve/ya topraktan zengin.
0
subcomponent
(04.08.26)
evim var arabam var. ama bankaların vur listesindeyim. her ay sonunu ince ince hesap yaparak geçiriyorum. önceki cevaplarda belirtilen %1'e girer miyim bilmiyorum ama miras veya zengin aileden gelmeyenler için tr şartları ızdırap dolu. ben extra gerizekalı olduğum için maaşlı çalışmıyorum ve kendi işimi yapıyorum daha doğrusu yapmaya çalışıyorum.
0
scudman1
(04.08.26)
Burada yazan adamlar parası olan adamlar değil. O sebepten buradaki cevapları ciddiye alma.parası olan adamın burada ne işi var. Burası orta kesim. para yok kimsede.
-1
mikahakkinen
(04.08.26)
kim ne yapiyor bosver. ben asgari ucret ile orana bakiyorum.
2.5 milyon 2 yillik maasindan fazla ise, aylik 100bin altindasin, 90bin diyelim.
asgari ucret 28bin ama ocakta belirlendi uzerinden 7 ay gecti, enflasyon ortada, asgari ucrete 6 ayda bir zam yapilsa su anda herhalde 35-36bin falan olurdu.
yani sen 3 asgari ucretin altindasin.
zenginligi gectik, o bambaska bir seviye. maasla zenginlik olmaz.
tek basina "konforlu yasamak" icin 5-6 asgari ucrete ihtiyacin var.
yani 2 kati para yapman lazim.
fakirsin coco.
0
cooperr
(04.08.26)
Çalışarak ve yatırım yaparak zengin oldum. Ama çalıştığım şirkette patron dışında zengin yok. Yaşadığım yerde herkes zengin. Onlar arasında da maaşla çalışan yok. Sorun maaşla çalışmakta.

Tekel, büfe, klima ustası hepimizi tokatlar.
-2
gabe h coud
(04.08.26)
Kimse kimseyi kandırmasın bazı istisnai yüksek maaş alan kişiler haricinde %99'umuz bekarsa şu anki ülke ekonomisinde istanbulda ailelerin desteği olmadığı sürece hiç de öyle birikim falan yapamaz, belki araba alabilir o arabayı da tadını çıkararak kullanamaz. Düz memur olanlar karı koca büyükşehir haricinde yaşıyorsa avantajlı yoksa istanbul gibi bir şehirde eve 200.000 girse, eve benzeyen bir evde kirada oturuluyorsa öyle yurt dışı gezeyim, para biriktireyim 2.5 milyona araba alayım işi hala mümkün değil.

Ben aileden kalan evde oturmama rağmen 3 milyon gibi bir parayı 10 senede zor biriktirdim, o para ile evin yarısını anca ödeyebildim, geri kalan 3.5 milyonu da kredi çektim, evli olmasam eşim çalışıyor olmasa onu da karşılayamazdım. En son döner sermaye parasını ödeyebilmek için saatimi sattım. Emlakçı komisyonunu ödeyebilmek için ps5'imi sattım, bilgisayarımı sattım.

Ki ben yazın tatil yapmayan, kışın tatile gittiğimde de öğretmen evlerinde falan kalan, balayında gereksiz pahalı olmadığından da st petersburga giden biriyim. Bu yaz tatil yapabildim o tatilde de doğruya doğru babamın desteği oldu.
+1
denizgonen
(04.08.26)
değil. ülkenin %1-2 si iyi yaşıyor.

gerisi iyi olduğunu göstermeye çalışıyor.

ancak iyi birikim yapar, birikiminizi de aktif takip ederseniz 10 seneye falan maaşınıza ek bir maaş da oradan gelir.

20 sene sonra muhtemelen maaşınız çerez parası olarak kalır.

babil'in en zengin adamı kitabını oku mesela. ufkun açılır gerçekten.

insanlar illa aileden mi zengin? hayır. ama zengin ailenin paraya bakışı çok farklı gerçekten...

2.5 milyon çok büyük para mı ? evet...

ancak şöyle bir şey var. eğer sıfırdan 2.5 milyon biriktirip araç alacaksanız, çok zor.

ancak birikim yaptınız, ilk sene 200, sonra 400, sonra 800, sonra 1.5 falan gitti diyelim. 10 sene sonra elinizde diyelim ki 10 milyon oldu. bundan %50 getiri aldığınızda 5 m oluyor elinizde...

ama sıfırdan 5 m inanılmaz zor.

bu iş süreklilik gerektiriyor.

ailem memur demişsiniz. şayet gelen gitti, tasarruf olmadıysa araç vs. gerçekten zor. ama az da olsa sürekli şekilde birikim olduysa 20 senede falan ev araç alınır gayet.

dediğim gibi zor ama disiplin işi bunlar.

benzer kazançla tatile vs. gidenler varsa o şov zaten. öyle olmamanız lazım ki, sonrasında rahat edesiniz.

ayrıca tatil var tatil var. doğru zamanda uçak bileti alıp, uyguna getirseniz aynı tatili yarı fiyatına yaparsınız...

ama birikim için bunları bile ilk başlarda sınırlı yapmak lazım.

ilk araç da 2005 getz falan olur. öyle 2.5 milyona falan olmaz.

dip not: ailem zengin değil. kirada hiç oturmadık. ancak baba parası hiç yemedim, 13 yaşında kaybettim kendisini zira. başkasından bi şey beklemek çok anlamsız. hele şu sıra inanılmaz getiriler söz konusu...
+1
gurur
(05.08.26)
Şov yapan çok var. Maaşlar az çok belli.

Instagram'da fotoğraf paylaşmak için büyük paralar harcayan bir kitle var. Bir gezginlik modası aldı başını gidiyor. Ortalama bir Türk'ün para birimi kendi para biriminden dramatik yüksek bir ülkeye gezmeye gitmesinin bir mantığı yok. Türkiye'de fiyatlar pahalı denilse de ucuza getirmenin yolları var. Yazlık kirala, yemeğini kendin yap.
0
michael harddd
(05.08.26)
türkiye'de çok fazla insan var öncelikle. maddi durumu çok kötü olanlar da çok, iyi olan da çok. sıfır araba, ev alan ülke ülke gezen insandan çok bunları yapamayan insan sayısı daha fazla kesinlikle buna şüpheniz olmasın ama bunları yapabilen de fazla. ikinci olarak da bekarsınız anladığım kadarıyla. aslında sizin kadar geliri olan biriyle evlenirseniz siz de bu saydıklarınızı yapacak en azından bunun somut planlamasını yapabilecek bir konuma ulaşabilirsiniz. basit hesapla 100k maaş alan biri evin kira + fatura + mutfak harcamalarına 50k harcıyor ve o ayın sosyalleşmesi + diğer alışverişleri + yatırım için harcanacak parası için 50ksı kalıyor diyelim bununla bir şey yapmak gerçekten zor. bu kişi 100k maaş alan biriyle evlenirse evin toplam geliri 200k olacak. kira sabit, faturalar + mutfak gideri +10k artsın desek gider 60k'ya çıkıyor ve geriye 140k para kalıyor. yani bekar biri için daha zor bazı şeyler evet. bir de anneden babadan gelen önemli. hiç satacak evi arabası bir pasif kira geliri olmadan sıfırdan 2 milyon biriktirmek ya da kredi ödemesi planı yapmak zor ama atıyorum babanız üniversitede bir araba alsaydı. onu satıp sıfır araba bakıyor olabilirdiniz siz de. maalesef ben de sizin gibi aileden pek bir katkı olmadan dişimle tırnağımla yapmaya çalışıyorum by işleri ve ben de bekarım. bu yatırımları yapmak kolay değil bu durumda ama elimden gelen gelirimi arttırabilmek onu da yapmaya çalışıyorum elimden geldiğince.
0
semaforo de medianoche
(05.08.26)
kolelige devam. esek olana semer vuran cok olurmus. ai konusunda bile ulan bu cilgin productivity artisindan benim payima ne dusecek diye hak arama yerine ai bizim islerimizi elimizden aliyor devlet buna bir sey yapsin ki kole olarak calismaya devam edebilelim diyor insanoglu. hayreti mucip.

ailesinden 2 ev kalan adam senin kopek muamelesi gordugun, hayatini slave away ettigin duzende asalak gibi yasiyor. ve sen agzinla kus tutsan ona ulasma ihtimalin yok bile. kaldi ki yagli paycheckler de yine ust sinifa gidiyor. eline silah alip bazi kelleler devrilecektir demedigin surece de somurmeye devam edecekler.

care yeni jenerasyondan gelecek bu arada. bizim jenerasyon hala eski sisteme donebilecegi hayaliyle yasiyor cunku. su anda teenager olan gencler kazan kaldiracak. ha tabi turkiye gibi devletin mafyatik ve guclu oldugu yerlerde bu direnc zor. belki yine avrupa baslatir kivilcimi kim bilir. fransa'dan umutluyum.
0
antikadimag
(05.08.26)
(18)

Tanışmak için masanıza gelsem kabul eder miydiniz?

architects creed
Yedit: kısaltma. Yaşadığım yerde arkadaşım yok ve yeni insanlarla tanışmak istiyorum. Sohbet başlatmakta zorlanmıyorum ama insanların çoğu kafelerde kendi grubuyla oturuyor.Siz arkadaşlarınızla otururken yanınıza gelip:“Merhaba, burada pek arkadaşım yok ve yeni insanlarla tanışmaya çalışıyorum. Size
Yedit: kısaltma.
Yaşadığım yerde arkadaşım yok ve yeni insanlarla tanışmak istiyorum. Sohbet başlatmakta zorlanmıyorum ama insanların çoğu kafelerde kendi grubuyla oturuyor.

Siz arkadaşlarınızla otururken yanınıza gelip:

“Merhaba, burada pek arkadaşım yok ve yeni insanlarla tanışmaya çalışıyorum. Size katılabilir miyim?”

desem ne düşünürdünüz? Garip veya rahatsız edici mi bulurdunuz, yoksa “gel otur” der miydiniz?

Kamplarda bu şekilde insanlarla tanıştım ama normal kafede nasıl karşılanır bilmiyorum. Siz yeni insanlarla nasıl tanışıyorsunuz?
📊 Merhaba, bu bölgede hiç arkadaşım yok, sosyalleşmeye çalışıyorum, tanışabilir miyiz?

Bu anket sona erdi. 59 oy kullanıldı.

0
architects creed
(02.08.26)
Ne uzattın yaaa bırbırbır. Masama gelirsen ayağına sıkarım.
-6
gobekliraki
(02.08.26)
Tipine konuşmana vs göre değişir
+3
kisa
(02.08.26)
Dünyada her şey algıdır. İlk anda karşındaki enerjini nasıl algıladı onunla alakalı. Bir de şimdi atıyorum masada çok gergin bir konu konuşuluyordur, sen sevgi kelebeği olarak gelirsen ters teper. Her şey o ana bağlı.

Ha ben her halukarda buyur gel otur derim de herkes ben değil.
+4
fikrim sabit degil
(02.08.26)
kabul ederim niye etmeyeyim, icecegi vs de ben soylerim hatta. bir tavsiye olarak; kiraathanelere (bizdeki adiyla "kahve") gitmeyi deneyebilirsin. hem guzel cayi ucuza icersin hem sohbet baslatma olasiligin cafelere gore cok daha yuksek olur. "bu bölgede hiç arkadaşım yok, sosyalleşmeye çalışıyorum, tanışabilir miyiz?" demene gerek bile yok. samimiyeti ilerletip kagit oyunlarina oyuncu veya yanci olarak da katilmayi dusunebilirsin.
0
arakaali
(02.08.26)
Yaklaşımına, tipine, samimiyetine bağlı
+1
cccbehzatccc
(02.08.26)
Söylediğin şekliyle olmaz da,
Başka yer olmayan bir anda, yer olmamasını bahane edip oturabilir miyim deyip, oturduktan makul süre sonra havadan sudan bir konu açıp oradan devam edilebilir. Ama cümlelere sanki Türkçesi yokmuş gibi öyle İngilizce kelimeler sokuşturursan, başkasını bilemem de ben tepki gösteririm.
+1
Mirket
(02.08.26)
yazdıklarının tümünü okumadım, çok uzun.

buyur gel otur derim ama umarım çok uzatmıyorsundur.
yazdığın gibi konuşuyorsan oyumu buyur gel'den basgitlan'a çekerim.
+1
biseysorcaktim
(02.08.26)
Benim de sosyal anksiyetem var arkadaş, öyle durup dururken kimseyle tanışmak istemem açıkçası.
0
peki madem
(02.08.26)
Fuck off derim
-3
Purple life
(02.08.26)
çok weirdo bi hava veriyorsun. gerçekte de böyleyse, denemeni tavsiye etmem
+1
kel aynak kusu
(03.08.26)
ya olabilir de böyle needy "hiç arkadaşım yok" şeklinde giriş yaparsan insanlar seni kırmamak adına bir süre idare eder ama kalıcı bir arkadaşlık kuramazsın.
+1
orpheus
(03.08.26)
Tipine bağlı tamamen. Görüntün güzelse eve bile çağırırlar kötüyse yok tşk der yüzüne bile bakmazlar
-1
artıküyeolmakistiyorum
(03.08.26)
tip, üslup, giyim kusam belirleyici. sigara kullanip kullanmamasi bile belirleyici. kisa+1
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.08.26)
bu işte cinsiyet önemli. karşı cins iseniz kabul etmem. erkek iseniz bu şıktakilerin hiç birini söylemem. eğitim meslek önemli. bu bir gerçek arkadaşlıkta bile, davul dengi dengine atar.
+1
mikahakkinen
(03.08.26)
Her ay 15-20 gün yurtdışında oluyorum, haliyle tek başıma takıldığım çok oluyor. Bazen barda yan tarafın konuşmasına kulak misafiri olup muhabbete kaynak yaparak sosyalleşiyorum. Daha ters tepmedi hiç, tanımadığım birisi durduk yere masama gelmek istese koruma moduna geçerdim, öncesinde ufak bir uzaktan sohbet gerekiyor.
+2
kimlanbu
(03.08.26)
Duyurunun çoğunun neden bu kadar yalnız olduğu anlaşılıyor. Ben umursamam buyur otur dostum derim.
0
aloha snackbar 3
(03.08.26)
Cinsiyet önemli +1
Kadınsanız buyrun derim, muhabbet sarmıyorsa daha sonra görüşmem.
0
ekimoloji
(03.08.26)
"Selam hic arkadasim yok sizinle arkadas olabilir miyim"

Asiri sacma ezikce yapay ve mekanik bir giris.

Onun yerine ya burada yeniyim, hangi restoran ve barlari tavsiye edersiniz seklinde bir soru daha mantikli olurdu.
0
baldur2
(03.08.26)
(10)

ASM'de kan tahlili yaptım HbA1c değerim 6.5 çıkmış, çok şaşırdım.

Simrug
Haftada 4 gün fitness ve kardiyo yapıyorum. Yemeğe dikkat ediyorum. Haftada bir kaçamak olarak tatlı katmer yiyorum. Aralıklı oruç tutuyorum. Bu nasıl oluyor?
Haftada 4 gün fitness ve kardiyo yapıyorum. Yemeğe dikkat ediyorum. Haftada bir kaçamak olarak tatlı katmer yiyorum. Aralıklı oruç tutuyorum. Bu nasıl oluyor?
0
Simrug
(21.07.26)
Ekmek ve unlu mamulleri çok yiyor olabilir misiniz? Bunlar da şeker. Bu degerle diyabet oluyorsunuz. Ailede diyabet olan var miydi?
+1
summerof69
(21.07.26)
Ailede öyle biri yok. Çok ekmek tüketmiyorum. Sabah bir dilim buğday ekmeği, muz, kuruyemiş, zeytin, peynir, domates, avokado bazen biraz pekmez. Akşam da pirinç tavuk.
0
🌸Simrug
(21.07.26)
sandığınız kadar dikkat etmiyor olabilirsiniz. haftada bir kez katmer az değil. ondan bağımsız olarak şeker işi biraz genetik ve şans. tank gibi adamlarda bile hiçbir şey yokken pat diye tip 2 diyabet çıkabiliyor bazen. moral bozmaya gerek yok mümkün olduğu kadar dikkat edip belli aralıklarla baktırırsınız, geçici bir artış olma ihtimali de var her zaman.
+2
der meister
(21.07.26)
Der meister teşekkür ederim . 2024 sonucuna baktım 5.5 çıkmış.
Katmeri bırakıyorum. Sabah meyveyi bire düşüreceğim. Tatlandırıcı kullanıyordum bırakacağım. Bir de birkaç hafta sonra yeniden baktıracağım.
0
🌸Simrug
(21.07.26)
yemekle alakalı da olmayabilir. fitness yapan, yediğine dikkat eden kişinin prediyabet olması çok normal değil. beslenmeyle çözmeye çalışmadan önce bir doktora gösterin.
0
robokot
(21.07.26)
sabahlari cok seker aliyor olabilirsiniz, muz, kuruyemis (kuru meyve de varsa) bazen pekmez ve ekmek.
sabah ilk yediginiz ekmek ya da meyve olmasin. bir dilim hindi fume icine peynir olsun mesela, protein olsun yani.
doktorum bana yemege ekmekle baslama, salatayla basla, pirinci de basmatiye cevir demisti zamaninda.
0
65 derece
(22.07.26)
Haklısın. Sabah pekmez tahin yiyorum özellikle son bir aydır. Meyve de 'den fazla olmayacak. Hindi füme de çok iyi bir fikir.
0
🌸Simrug
(22.07.26)
Bende de trigliserid yükseldi. Benzer şeyler sanırım. Doktorlara elli defa söyledim, dedim ki bakın yemekten sonra uyuyakalıyorum, bu normal değil. Hepsi de yok dediler her şey normal. Bak şimdi her şey meydana çıktı.

Neyse şöyle çözdüm: Ekmeği kestim gibi bir şey. Üç beş günde bir canım çekiyor. ya da mesela dışarıda yediğim zaman canım çekince üç beş parça yiyorum. Sabahları kesinlikle tatlı bir şey yemiyorum, sadece salata ve az yağlı peynir, canım çekerse keklikli zeytinyağına üç beş parça ekmek banıyorum. Yemeklere tereyağı falan koymuyorum, zeytinyağlı ya da tavuk haşlama falan yapıyorum, sebze yemekleri yiyorum.

Akşam 8-9'dan sonra bir şey yiyip içmiyorum. 12 saat aç kalmak vücuda iyi geliyor.

Tabi bu süreçte 4-5 kilo verdim. Biraz kendime geldim. Şimdi ekmek yemiyorum. Ama tatlı şeyler yiyorum. Yalnız püf noktası şu: tatlıyı kendim yapıyorum. Kek tarifleri oluyor. Günde 5-6 dilim kek yesem de hiçbir şey olmuyor. Eskiden olsa uyuyakalırdım, başım ağrırdı.

Şimdi iyiyim.
0
deniz kiyisi ve papatyalar
(22.07.26)
ben sabah erken acikmalarim icin krep yapip dolaba atiyorum. 1 tanesine peynir surup, 1-2 dilim de hindi fume ekleyip durup yiyorum iyi geliyor :)
0
65 derece
(22.07.26)
insülin direnci geliştirmeye başladığım dönemde radikal bir kararla tüm işlenmiş karbonhidratları bırakıp vücut kitle endeksimi 18'e kadar düşürüp günde 10 bin + adım atmaya başlamıştım. aşağı yukarı 5 yıl bu düzen devam etti ama açlık kan şekeri bir türlü düşmedi. sonra denemekten ne zarar gelir deyip ağırlık egzersizine başladım bulkla beraber. ilginç bir şekilde kilo aldıkça şekerim düşme eğilimi gösterdi. diyetisyen bir arkadaşla konuştuğumda zayıfken vücudumda şekeri yakacak kas olmadığı için şekerimin yüksek kaldığını, kas kitlesi kazanınca şekerin kaslar tarafından yakıldığını söylemişti. fitness'ı ne kadar bir süredir yapıyorsunuz, rutininizde zorlayıcı ağırlık egzersizleri var mı ve kas kitleniz nasıl? belki bunlarla da ilgisi olabilir.
0
aloha snackbar 3
(23.07.26)
(12)

Sosyal medya yasası çıkacaktı ne oldu o iş?

ekimoloji
Hala ses yok gibi varsa da ben görmedim bilen var mı? Bana sürdürülebilir gelmiyor dediğim için burada birileri iddialaşmıştı en son.
Hala ses yok gibi varsa da ben görmedim bilen var mı? Bana sürdürülebilir gelmiyor dediğim için burada birileri iddialaşmıştı en son.
0
ekimoloji
(11.07.26)
Umarım yapılır.
Özellikle X'te hoplayan zıplayan çok oluyor.
Devletler yapay zekayı kullanmaya başlasınlar ve çeşitli sistemlere de entegre ederse işler çok değişir.
Yaramazlık yapanlar böyle şeylerin "cız " olduğunu görüp sonraki paylaşımlarında çok az malzeme yemek tarifleri verebilirler. (Daha önceleri ise az sözle ,çok kargaşa planları vardı .)
Görünürde sürdürülebilir olmasa da arka planda çalışma, denetleme muhakkak olacaktır.
Mesela Sanal Devriye de bunlardan biri sayılabilir.
-10
diyecevaplandı
(11.07.26)
@diyecevaplandı hocam dikkat et de sevmediğin yönetim başa geçince sen hoplayıp zıplama :)
+10
aloha snackbar 3
(11.07.26)
umarız yapar demek yetmez ama evet muabbetiyle aynı. yetmez ama evet diye diye en son anamızı belleyecekler. illaki yaparlar önce seslnedirirler, bakarlar tepki mi aldı? 2 3 kaset, muhalefetten 2 3 belediye başkanı içeriye derken. cuma gece 12 de kararnameyle geçiri verirler.
+2
mikahakkinen
(11.07.26)
Adamlar milli servetin önemli bir bölümünü sosyal medyaya harcıyorlar ve buna rağmen TV'de yarattıkları ortamı bir türlü sosyal medyada kuramıyorlar.

Binlerce kişiden oluşan Troll organizasyonlarının müthiş bir başarısızlığı var. Özellikle buradan ekmek yiyen güruh bu yasayı büyük bir arzuyla bekliyor. (Çünkü ekipler başarısızlıktan ötürü sürekli tasfiye ediliyor :))

En küçük örnek, deniz goktas diye bir adam çıktı piyasaya ve herkes Sevim tanurek olayını konuşuyor günlerdir :)

Ben reisin şu sıralar vites yukseltecegini düşünüyorum. Malum nato ve ABD'den bir dönem meşruiyeti daha aldı.. (herkes Türkiye hiçbir şey alamadı diye eleştiriyor da, kardeşim Türkiye'nin çıkarlarından Reise ne :)) ) bu yasa ve hatta tum muhalefet lider kadrosunu hapse atma vs gibi eylemler gelişirse şaşırmam.
+2
makbur
(11.07.26)
@snackbar cevabım sana dokunduysa asıl sende bir sorun olabilir. meselenin önemini anlaman için sana sanal dünyadan bir zarar gelmesi mi lazım?
sonra etrafında :
- şikayet dilekçesi verdim dersin. Devletin kurumları da ilgilenir senin için değil mi ?
Cpvid dönemi ve sonrasında suç internete kaydı büyük oranda .
Saf olma ve bir ucu karanlık odaklara bağlı VPN servislerine de çok güvenme istersen.
Sevmediğim yönetim başa geçse mi ?
Sen sevsen de sevmesen de baştaki hiç bir yönetimin sanal dünyayı boş bırakacağını sanmıyorsun değil mi ?
Avrupa'yı sever misin ? Avrupa'daki çalışmaları izle.
Almanya bazen hoplatıyor yaramazlık yapanı .
-9
diyecevaplandı
(11.07.26)
@diyecevaplandı suçla mücadelenin 85 milyonu potansiyel suçlu gibi gözetim altına almaktan daha kolay yolları var, devlet de bunun farkında. ayrıca almanya'dan şuradan buradan bu tarz şeyleri kopyalamadan önce güçler ayrılığını, yargı bağımsızlığını falan mı kopyalasak acaba?
+7
aloha snackbar 3
(11.07.26)
Böyle kitle olduktan sonra bu hükümetin sırtı yere gelmez. Ne yapsa oh iyi olduğu diyorlar nasıl olsa.
+2
🌸ekimoloji
(11.07.26)
@ekimoloji
Bakıyorum da
...sürdürülebilir gelmiyordan, muhalif seçmen kulvarına geldin .
Seni güreş minderine çeken mi vardı bu hususta ? Hayır
Buna gerek var mıydı?
Bak mesela senin zihniyetine göre gidersek , senin gibi bir kitle sebebiyle senin tarafının sırtı hep yere geliyor mu diyelim ?
Benim derdim soruya odaklanmak .
Senin ki ise buradan sözde siyasi çıkarım elde etmek :)
Yok hani bu tavırla eline bir şey geçti mi hayatında ? Sanmam .

Ne tür bir zeka seviyesidir bu ki bir
duyuru sorusundan siyasi karın ağrılarına bu hızla girebiliyorsun?

@aloha
O yargı bağımsızlığı , güçler ayrılığı gibi karmaşık işlerden çıkta o bahsettiğin kolay yolları sıralar mısın ?
Uyumadan önce buraya da bak :
palantir'in manifestosu

devletin olumlu manada vatandaşı için yapacağı şeyi birileri de insanları esir etmek için yapacak .
Senin asıl niyetin burada önemli rol oynuyor.
Seçmen modundan çık biraz.
Duyurudasın . Feryat figan forumunda değilsin
-4
diyecevaplandı
(11.07.26)
Ben muhalif olduğumu nerede sakladım da sürdürülebilir gelmiyor lafımdan yandaş falan olduğum izlenimine kapıldın? :)
Ben mesela senin ne olduğunu bildiğim için ilk cevabını sallamadım, olayı tartışmaya döndürünce sana değil diğer kişilere cevaben yazdım.
Bu seni ilk ve son ciddiye alıp cevap verişim, ne olduğu belli tiplerin ne sorusuna cevap veriyorum ne de ikili tartışmalara giriyorum, hadi.
+2
🌸ekimoloji
(11.07.26)
@ekimoloji beni sallamamış ..
Sen açtın konuyu, sen istedin ve
sen buraya getirdin.
Bu konuda ne ilksin ne de son.

Her duyuruyu açanın keyfine göre cevap vereceğim de , oradan da artı beğeni toplayacağım. Ne dünya ama ?
"Gruplar" ne güne duruyor oradan devam et . Ama burası herkes açık.

Engelle gitsin beni .
-4
diyecevaplandı
(11.07.26)
kurtlar vadisindeki deli hikmet gibi kitaplarla, ogrendikleriyle konusup, kendi fikri olmayan ben tek siz hepiniz ezikligi/narsistligi yasayan arkadasi sallamayin.
+2
buenosdias
(12.07.26)
Konu politikadan bagimsiz, bir evlat babasi olarak olsa keske dedigim duzenleme.
-3
hlt1985
(12.07.26)
(34)

Zengin olur olmaz alacağınız o ilk ürün ne?

egerbiryolcu
Diyelim miras kaldıPiyango vurduFenomen oldunuz vs vs vsO gün geldi ve artık para harcamaktan cekinmeyeceginiz bir durumdasiniz. Ne alırdınız koşa koşa (ürün, deneyim, hizmet, egitim... Kategoriler sınırsız)
Diyelim miras kaldı
Piyango vurdu
Fenomen oldunuz vs vs vs

O gün geldi ve artık para harcamaktan cekinmeyeceginiz bir durumdasiniz. Ne alırdınız koşa koşa (ürün, deneyim, hizmet, egitim... Kategoriler sınırsız)
0
egerbiryolcu
(10.07.26)
İlk olarak kendime bir İtalya tatili hediye ederdim. Maddi bir şey aklıma gelmedi.
+2
ekimoloji
(10.07.26)
en baştan başlayarak dünyanın en zenginlerini temizleyip yüreklere korku salacak bir PMC.

o kadar uzun boylu değil dersen havuzlu bir villa. ama suyu kapitalist kanından kıpkırmızı olsun. ona da yok diyorsan tamam normal su. kendi havuzumuzda biz yüzelim bari onlar yüzmesin.
-3
der meister
(10.07.26)
Valla miktar tam olarak belli olmadigi icin yorum yapmak zor ama oyunbozanlik etmeyip cevap veririsem; ilk olarak isten istifa ederdim. Sonrasinda alacagim ilk sey uzun zamandir gozume kestirdigim bir ada olurdu.
+1
j r r tolkien hayrani
(10.07.26)
Geçen sene de sorulmuştu benzer bir şey, konuşma ben konuşuyorum daha bitirmedim'un verdiği cevaba hatırladıkça gülüyorum ama cevaba katılıyorum aynı zamanda.Kendime ada alıp çevresini 10m yüksekliğinde jiletli telle güçlendirilmiş duvarla çevirirdim. İnsanlardan uzak yaşardım.
+1
alice in potatoland
(10.07.26)
Böyle bir ürün yok, ama böyle bir kategori var. Benim mobilya ve eşyalarda malzeme takıntım var. Plastik, mdf, laminant, alüminyum gibi malzemeleri sevmiyorum. Evdeki eşyaları doğru düzgün bir ahşap, mermer, bronz gibi gerçek değeri olan ve özel üretim şeylerle değiştirmeye başlardım. Düşününce cidden taklit şeylerle yaşıyoruz.
+7
akhenaten
(10.07.26)
Şimdi bir yorumda bulanacağım hepiniz bana düşman olacaksınız. Mahallede muhallebi yemiştim ben.
-7
gobekliraki
(10.07.26)
M5
-2
mikahakkinen
(10.07.26)
100 milyon tl mi kaldı
1 milyar tl mi ? arada baya fark var.
100 e zaten bir ev bir araba yarıdan fazlası gitti.
0
jamswety
(10.07.26)
www.instagram.com

Şu sanatçının tabloları beni çok etkiliyor. 2 3 tane alıp, duvara asıp, karşısına geçip izlerdim

Bunun dışında sanırım artık karın doyurma amaçlı yemek yemeyi tamamen bırakırdım. Hayattaki yegane amacım normalde paramın asla yetmeyeceği yerleri keşfetmek olurdu. Norveç'te salmon eye' daki iris restaurant, İtalya'da kayalıklara oyulmuş grotta palazzesse, Maldivler'deki sualtı restoranı, Melbourne dört mevsim temalı multi sensory shelanous vs gibi yerlerden sıkılıp evde ekmek arası peynir aşerecek duruma gelene kadar kendimi fine dining'e adardım.
+2
kullanicadi
(10.07.26)
Ekibiyle birlikte yat
+1
gabe h coud
(10.07.26)
aloha snackbar 3
(10.07.26)
Pay to win oyunlarında sınırsız para harcamak gerçekten keşke sabancı olsaydım dediğim tek an oyunlara para harcamak isteyip de harcayamadığım zamanlar
0
Hallegadola
(10.07.26)
Cruise ile dünya turu, yaklaşık 1 sene sürenlerden
+1
su olsam ates olsam
(10.07.26)
Valla en büyük hayalim yaşamak için çalışmak zorunda olmadığım bir hayat olduğu için muhtemelen pasif gelir getirecek işlere yatırırım bir kısmını önce, sonra da herhalde ilk iş güzel bir yemek yerim.
+5
Amaranta ursula
(11.07.26)
Evi boyatırım artık herhalde...
+4
dilemma of subscribtionability
(11.07.26)
vizyonsuz birisi olduğum için alacağım ilk şey bmw m5 touring olurdu.
0
false pretension
(11.07.26)
911
0
cooperr
(11.07.26)
1. İlk önce sakin bir yerde, konforlu bir otele gidip bu durumu sindirir, sakin kafayla düşünürken eksiseyler.com rehberi okurdum.

2. İşimi, düzenimi kurduktan sonra (iş dediğime bakmayın, para için çalışmayacağım) sakin, güzel bir ev inşaa ettirirdim. Bir tane zeytin koruluğunda yer alan ahşap bir klübe, ayrıca farklı bir yerde, yüksek bir tepede etrafa hakim gene ahşap bir gözlem evi. Tercihen ulaşımı zor olmayan, birbirlerine yakın yerler olmasını isterdim. Uzun seyahatler gerektirmesin, en fazla birkaç saat içinde ulaşabileyim. Bisiklet ile gideceksem de gün içinde varayım.

3. Bisikletin teknik yapısına, parçalarına hakim olabileceğim, bakım ve onarımını gözü kapalı yapabileceğim eğitimler almak isterdim. Gerekirse adım adım ilerleyerek sektörde öncü markaların çalışmalarına katılır, profesyonel bisiklet yarışlarının teknisyenliğini yapacak düzeye çıkmak isterdim. Adamlar da beni "Gel lan öğretelim" diye kabul etmeyeceğine göre parasını vermem gerekirdi haliyle.

4. Gene bu eğitim sonrasında niş bir bisiklet atölyesi açardım. Sektördeki vizyoner adamları toplayıp düzenli olarak onlarla görüşürdüm. Profesyonel yarışçıları, farklı disiplinlerdeki bisikletçileri davet eder, ağırlardım. Karşılığında da deneyimlerini bizimle, gelen insanlarla, özellikle de çocuklarla paylaşmalarını isterdim. Atölye 7/24 açık olurdu. Tüm bisikletçilerin tamir ve onarımlarını ücretsiz karşılardım. İyi teknisyenleri istihdam ederdim. Özellikle genç ve çocukların ihtiyacı olan ekipmanları ücretsiz temin eder, bisiklet bakımlarını ücretsiz yaptırırdım.

5. Yeme & içme kültürümü genişletmek için çok vakit ayırırdım. Sadece gurme lezzetler, michellin yıldızlı mekanlar değil de yiyeceklerin yaşam, tarih, sosyal ilişkiler, tarım vb. ile ilişkilerini de öğrenebileceğim şekilde vakit ayırırdım. Bu iş paradan ziyade zaman gerektiriyor aslında. O da doğrudan para gerektirdiğinden tüm vaktimi zengin olunca ayırabilirdim herhalde. Tabi o süreç hop oraya zıp buraya şeklinde değil de yavaş hareket ederek yapmayı tercih edeceğim şekilde olurdu. Mesela İspanya bask bölgesinde zamansız bir motorsiklet turu gibi. Ne kadar sürerse sürsün, amaç o bölgenin yeme & içme kültürü merkezli bir yolculuk.

6. Arada takılabileceğim, canım isterse denize açılabileceğim bir iskele isterdim. Gözden uzak, sakin bir yerde olsun. Kendi bayrağı filan olsun iskelemin.

Böyle şeyler işte, istekler.
+2
burka
(11.07.26)
Güzel bir ada. (Ağaçlandırıp, hayvanlar ve insanlar için yaşanabilir, düzgün bir eko sistem oluşturmak için.)

Vahşi yaşam parkı. (Vahşi hayvanlara ziyaretçilere kapalı bir yaşam alanı oluşturabilmek için.)

Dünyadaki bütün hayvanat bahçeleri. (Hayvanları kurtarıp doğal ortamlarına kavuşturmak için.)

Yüksek güvenlikli bir ralli aracı ve bir pist. (İstediğim gibi araba kullanıp çılgın atmak için.)

Dünyanın çeşitli yerlerinde oteller. En üst katlarını kendime ayırmak ve kalanında da dönüşümlü olarak alt gelir grubundan insanları ağırlamak için (Endonezya Bali, İtalya, Almanya, Türkiye vs)

Blok evren teorisi, zamanda yolculuk, paralel evrenler, boyutlar arası geçiş, ölümsüzlük, dünyanın arındırılması, yapay zeka, uzaydaki farklı canlı formları vb konularda araştırma yapan bilim adamlarına fon oluştururdum. (Bilimsel gelişmeleri hızlandırmak ve hemen haberdar olmak için.)

Türkiye'de bir sürü özel okul açardım. Özellikle ilkokul ve lise seviyesinde. Çocukları doğru bilgilerle eğitmek, onları karanlığa mahkum etmemek, dünya insanı olabilmelerini sağlamak için.)
+3
anaphylacticshock
(11.07.26)
eşya yok aklımda ama deneyim alırdım sanırım.
bazı eski müzik gruplarının "gelin bizimle bir hafta geçirin" temalı özel etkinlikleri oluyor. geçen birine baktım; 5000 euro fiyat biçmiş. öyle bişey yapardım herhal..
benim için çok para da buymuş işte, mehhh...
0
lil siztah
(11.07.26)
Ben de Cruise ile dünya turu isterdim.
Çevremde kimse bunun kısasına bile para vermek istemediği için muhtemelen ücretini de karşılar yanıma birini alırdım.
Zaten bitti para.
0
mutekebbir
(11.07.26)
ben tasit seviyorum helikopter, luks araba+su kadar euroya vatandaslik veririz diyen ulkelerden ev almak hirvatistan, yunanistan gibi. biraz gezip en son populer bolgede butik otel isletmek olur capri, yunan adasi, fransiz rivierasi vb olabilir taylanda da hayir demezdim
0
ala09
(11.07.26)
Bir büyük şehirde, Balkonu şehir ve deniz manzaralı, altında özel otoparkı olan bir daire,
Aşçılık, sekreterlik ve şöförlük becerilerine sahip bir oda hizmetçişi,
Şehrin kırsalında, kendi suyunu ve elektriğini üretebilen, kendine yeterli, iyi tecrit edilmiş, arkasında zaman içinde orman yapabileceğim yeterli arazisi olan bir çiftlik,
Çiftliği çekip çevirebilecek yatılı yardımcı aile,
Bundan sonrası için bankada yeterli para.
0
Mirket
(11.07.26)
Ben adamin cevresine duvar örmekten vazgectim. Neden kendi manzarami kötülestireyim. Adayi Akdeniz'den almicam. Kendi tropik ada takimimi alicam. Botla gelen olmaz böylece :D
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(11.07.26)
cartier tank
0
black holes in the sky
(11.07.26)
2026 model bir beneteau oceanis 51.1
0
orpheus
(11.07.26)
Zenginlik hayalim Lambo Urus ama M2 için imzaları attım bugün. Bi süre idare eder beni.
0
Take it away honey
(11.07.26)
ne kadar paradan bahsediyoruz?

"bana" kadarsa, önünde minik bir iskelesi olan bir yalı alırım Ege'nin bir yerinde. mümkünse selimiye - Orhaniye taraflarında ya da Bozburun taraflarında. tabii tekne de alırım önüne.

eğer biraz daha rahat harcayabiliyorsam, birine sözüm var range rover almam lazım.
0
co2s2
(11.07.26)
Benim çocukluktan beri zengin olsam alırım hayalim Tuzla’da bulunan Koç’un adası. Koç satmazsa başka ada bulurum artık parayı bulsam gerisi kolay :)
0
cilekli pasta
(11.07.26)
ilk is Copacabana sahilinde bir ev alıp oraya yerleşmek olurdu. zengin olmayacak olsam da para biriktiriyorum. erkene alırdım en azından.
0
monseur thenardier
(11.07.26)
gotik bir şato!
0
anon1m
(11.07.26)
Datça'da Bizim Ev isminde bir butik taş otel var ya; Urla vb. bir ege beldesinden, kapısı koya açılan bir taş ev alırdım. Sadece yatak odası ve en temel eşyaları alır tüm detaylı mobilya alışverişi için globale açılırdım. Kâh online kâh dünyayı gezerek zamana yayarak sevdiğim hissettiğim bana anlamlı gelen şeylerle evimi döşerdim.
Fotoğraf albümüm ve magnetlerim de gelirdi bu eve.

Sonra ihtiyacım kadar yardımcıyı sağlam bir İK şirketiyle seçer işe alırdım.
Temizlik, yemek, şoför, kişisel asistan.
Kendi bedenime daha çok ilgi gösterir, sağlığımı koruyacak bir yaşam inşa eder, anlamlı projeler üretmek için çalışırdım.

Tek şey ilk şey olmadı belki ama hepsi bütün diye birlikte yazmak istedim.
0
mavipenguen
(12.07.26)
Bence dünyada en kaliteli iki araba markadı var, bu ikisinden birer tane (marka yazmiyorum, biliyorum herkes bir tarafiyla gulecek onlar mı kaliteli diye) alıp kenara atıp, sonra başka bir araç (kalite degil de saygi gören bir marka model) ile dunyada girilmemiş sokak birakmayana kadar gezmek isterim ama bu sorunuzun cevabı mı bilemedim.
0
covered
(12.07.26)
Ev
0
hlt1985
(12.07.26)
(15)

Diktatör olsanız yapacağınız şımarıklıklar

sekizdokuzon
Doğum haritasına göre insan hapsederdim. Siz neler yapardınız? Atış bayağı serbest.Teşekkürler
Doğum haritasına göre insan hapsederdim.

Siz neler yapardınız? Atış bayağı serbest.

Teşekkürler
-6
sekizdokuzon
(05.07.26)
Herkes sevdiği bir şeyin üretiminin bir bölümünde 1 ay çalışacak. Örneğin muz sevenler muz üretiminin bir ya da birkaç basamağında bulunup emeği ve zahmeti yerinde görecek gibi...
+2
grimavi
(05.07.26)
Herkese psikiyatr & psikolog tarafından hazırlanan psikolojik testleri yaptırır, çıkan sonuca göre tedaviyi zorunlu kılarım. Bazı testlerde ve sonuçlarda da ebeveyn olma, evlenme vb. bazı hakları kısıtlar, adli sicil gibi her yere yazarım ki işe alımlarda ya da ilişkilerde bilinsin.
Gerçi diktatörlük değil aksine toplum sağlığı aksiyonu gibi oldu bu sjsksk
0
mor oje
(05.07.26)
Bütün diktatörler de kendilerini bu şekilde konumlandırıyor, hiçbir sıkıntı yok
-1
🌸sekizdokuzon
(05.07.26)
@sekizdokuzon beni diktatörlerle bir tutmanı övgü olarak alıyorum, zira böyle kitlesel bir güç potansiyelim olabileceğine ben inanmıyorum.

Yazdığıma gelince de; haklıymışım, diktatörlük değil sağlıklı bir toplum ve sağlıklı ilişkiler için gerekli gerçekten.
-3
mor oje
(05.07.26)
Çocuklara ve hayvanlara yönelik suçlarda ağır yaptırımlar uygulardım.
Akraba evliliklerini yasaklardım.
0
ekimoloji
(05.07.26)
sokakta sigara içenler taş ocaklarında 1 ay çalıştırılacak.
+4
beatbox yapan metalci
(05.07.26)
kırmızı ve siyah dışındaki arabaları yasaklanrdım :)
+1
kuzey li
(05.07.26)
dalkavukların kalemini kırarım.
0
designer
(05.07.26)
Birkaç milyon kişiyi istanbul ankara ve izmirden göçe zorlarım. İstedikleri bi anadolu şehrinde işlerini hazırlarım öyle de koca yürekli bi diktatörüm.
0
benim bir gizli bildiğim var
(06.07.26)
"Şımarıklık" dendiği için, hemen bugün gerçekte yapılması gereken ıslahat, reform ve adalet türünden icraatlardan bahsetmeyeceğim.

-Gürültüye idam cezası getirirdim. Arabayla mahalleye yayın yapanları, bluetooth hoparlörden plajda piknikte kendi vıcık vıcık zevkine hitap eden şarkılarını millete zorla dinletenleri, motorunu bağırtanları falan direkt itlaf ettirirdim.

-Göz kanatan çakma zenon, ayararsız yahut sürekli uzun farla gezenlerin farlarının sökülüp bir taraflarına sokulmasına dair khk yayınlardım. Olay yerine acil intikal etmesi gereken kolluk kuvveti hariç çakar yakan tüm araçlar için de aynı işlemi çakarlarıyla yaptırırdım.

-Bir yere girince selam vermwywn yahut gülümsemeyen insana bir adet tokat atılmasını serbest bırakır. Hatta teşvik ederdim.

-Bir mağaza yahut restoran/kafe gibi yerde isteğini yahut siparişini "lütfen ve teşekkür ederim" gibi cümlelerle ifade etmeyene ℅50 "kabalık vergisi" getirirdim.
+2
yadigar
(06.07.26)
Şımarıklık denmiş de herkes reform hareketine girişmiş.

Yıldızları görmek istediğimde akşam şehrin elektriklerini kestirirdim mesela, küçük şımarıklık budur.
+2
salihdt
(06.07.26)
Kapı zilleri ve araç kornalarını söktürürüm.
0
mutekebbir
(06.07.26)
Madem şımarıklık denilmiş o halde:
- mekanlarda açık kısımlarda sigara asla içilmeyecek, sokakta da içilmeyecek. Hatta diktatör değil miyim? Şu an sigara satışını komple yasakladım. Her şey halkımın sağlığı için. Şikayet edip mızıklayana 100 ski erg, 100 wall balls, 100 burpees ceza verilecek
-dışarıda serpme kahvaltı kanun hükmünde kararname ile yasaklanacak. Sadece açai bowl, omlet/menemen çeşitleri, avokado toast gibi tek tabak kahvaltılar servis edilecek. Servis edilen ürünlerin malzeme kalitesi kötüyse ya da sunumu özensizse "gustosuzluk cezası" ödenecek
- rafine şeker an itibariyle yasak. Stevia, eritritol, hcevizi şekeri ikameleri kullanılacak. Gluten de yasak. Bazen aklım takılıyor, ikram ediliyor yiyorum, ara ara dozunu kaçırıyorum şişkinlik yapıyor, ülkede hiç olmasa hiç yemezdim. Madem diktatörüm ülkedeki tüm unlu mamüller karabuğday, badem unu, nohut unu, mısır unu gibi seçenekler kullanılarak üretilecek
0
kullanicadi
(06.07.26)
Kolluk kuvvetlerini, askeriyeyi kaldırır; hapishaneleri kapatır; tatile çıkardım.
0
aloha snackbar 3
(06.07.26)
üniversiteleri, büyük şirketleri, gümrükleri, devlet dairelerini kapatır kapatır geri açarım. sonra şak, bir daha kapatırım. 3-5 gün sonra hop, açarım. tam final dönemi gelirken üniversitelerin bir bölümünü açarım, bir daha kapatırım. finaller bitince geri açarım.


böyle oynar dururum. herkes manyak olsun.
0
babilfish
(06.07.26)
(6)

yeni albümüm çıktı!

hamsiii
azınlıkta kalmış olan metalci kardeşlerimle de paylaşmak istedim.(git: https://open.spotify.com/intl-tr/album/2zvFzHVJbc9wKmZpbdT4dh?si=C0gEt122Q52JxquE3A_dhg)(https://music.youtube.com/playlist?list=OLAK5uy_loVFiCW3ucee2c73armPPT58o79QHvMdg&si=YdciRJw4uFggpb9c)
azınlıkta kalmış olan metalci kardeşlerimle de paylaşmak istedim.

(git: open.spotify.com

(music.youtube.com
+2
hamsiii
(01.07.26)
ilk şarkıdayım; vokal bayaa iyiymiş.
tebrik eder, bol dinlenmeler dilerim \m/
+1
lil siztah
(01.07.26)
elinize sağlık bi ara düzgün kulaklığımla dinliycem, şu an random laptoptan açıp baktım biraz.

Google'da bi arattım progresif death metal diyor tam sevdiğim tarzlar (gerçi son zamanlarda sadece Haken ve Revocation arasında gidip geliyorum).

Grupla veya sizinle ilgili bilgi alabilir miyim, tek kişinin midi ile hallettiği bi proje mi yoksa grup işi mi, mix mastering yine sizde mi dışarıda mı?(macbookta dinleyince baya temiz duruyor kayıt da mix de ama bakıcam işte) Ben de kendi çapımda grup kurup dağıtmış biriyim ve halen içimde bi prog metal grubu kuracaktık hissi var. O açıdan da sizi tebrik ederim.
0
nhk ni youkosu
(01.07.26)
AI mı?
0
aloha snackbar 3
(01.07.26)
teşekkürler. biz de dinlemeyi madem bu kadar seviyoruz, bir şeyler de yazalım düsturuyla yola çıktık. 2 albümün de hepsi orijinal bestelerimiz. 2 kişi (davulcu ve gitarist) olarak yazdık taa 10-15 yıl önce.

aslında tonlar, mix, mastering SUNO sağolsun, bu şekilde yayınlama imkanımız oldu. Yani evet AI ama kendinden bir şeyler katmaması için bayağı zorladık. :) şimdi 15 sene önce guitar pro çıktısı uyduruk seslerle dinlediğimiz şarkılar, sonunda dinlemesi keyif veren bir hale döndü.
0
🌸hamsiii
(02.07.26)
ilk 3 şarkıyı dinledim, baya kafa yormuşsunuz zamanında belli :) emeğinize, aklınıza sağlık.

ritm gitarları mesela belki en azından çalarak kaydedebilirdiniz -ton çekinceniz varsa çok iyi plug-in'ler var amfisiz dertsiz tasasız hallederdiniz-

yani tamam guitar pro değil ama, en nihayetinde çok gelişmiş bir guitar pro yine sonucunda :)) -mastering ayarlarıyla ne kadar oynama şansı veriyor suno bilmiyorum ama, kayıt dinamikleri abartılı bir "loudness war" mantığında; bütün frekanslar max compressor max, metal müzikte de bunu hakkıyla yapabilmek uğraş istiyor.

genel olarak çok beğendim ama. besteler, kompozisyonlar, sololar falan baya düşünülüp taşınılmış. (bir tek davullar çok yapay geliyor o da suno ai'nin bok yemesi sanırım)
0
makbur
(03.07.26)
@makbur
tamamen katılıyorum Suno'nun bok yemesi kısmına, davulları ne kadar orijinal yazdıysak, o kadar bozma eğiliminde. mesela gitarlar ve sololar vs. çok aynı çalabiliyor ama davula illa ki bir şeyler katmak istiyor. Yine de en bizimkine yakınını düzenledim ben de.

çalsaydık kısmı da doğru ama çok ekstra vakit gerekiyordu ve ayrı şehirlerde bunu yap birbirine yolla, check et vs durumu olduğu için uğraşmadık diyelim.

beğendiğinize çok sevindim, gerçekten o dönemki tüm hayatımız müzikti ve oturup her gün bir şeyler yazmaya çalışıyorduk ve bu bestelerin gerçekleşmesi bizim için çok önemliydi :)
+1
🌸hamsiii
(03.07.26)
(12)

Macbook tercih etme nedeniniz nedir?

runaway
Size göre ne gibi avantajları var?
Size göre ne gibi avantajları var?
0
runaway
(12.06.26)
5 yıldır donma kasma yok, güncellemeler devam ediyor
kullanımı her zaman keyifli,
şarj çok iyiydi, şuan iyi
tasarım kusursuz, en son bilgilsayarı ne zaman kapattım hatırlamıyorum,
kapağı kapatıp açıp işime devam ediyorum,
quick note, safari, photos ile iphone ile mükemmel senkronizasyon
0
ne demezsin
(12.06.26)
Sadece içerik tüketen biri olarak yazayım;

Çok iyi mühendislik, dengeli hafif gövde, tek elle açılabilen harika ekran, renk doğruluğu, harika ses, harika pil ömrü, güvenlik, çok iyi malzeme, çok iyi çalışan ekosistem (iPhone, iPad ekran yansıtma, AirPlay, kulaklık, HomeKit entegrasyonu, iMessage, telefon, FaceTime, iCloud), çok uzun ekonomik ömür, ikinci el değeri, güncelleme, hafiflik, basitlik. Genel olarak yapması gerekeni yapması, nazlanmaması, doğru düzgün çalışan backup/restore işleri ve tekrar güvenlik.

Tabii bunların bir kısmı MacBook, bir kısmı macOS ile ilgili ama ortak çalışan şeyler.
+1
orient blue
(12.06.26)
Yıllarca 5 kg bilgisayar + şarj kablosu + adaptör taşıyan biri olarak kesinlikle boyutu ve hafifliği. Geniş el çantamda dahi taşıyabiliyorum. Şarjın gerçekten uzun gitmesi ve sürekli şarj etme ihtiyacının olmaması. Kasma donma gibi sıkıntılar yaşanmaması.
+1
black holes in the sky
(12.06.26)
macos, şarj süresi, ağırlık, ekran kalitesi.
0
gule gule
(12.06.26)
Çok güzel anlatmışlar. +1 diyeyim hepsine ben de.
0
Mirket
(12.06.26)
Toplu taşıma kullandığım dönemde hafifliği için tercih etmiştim.
0
aloha snackbar 3
(12.06.26)
IT çalışanıyım. Şirketim m4 max çipli modelini verdiği için 6 aydır deneyimleme şansım oldu. Cihaz gerçekten tık demiyor. milyon tane pencere açık arkada, ordan oraya geçiş yapıyorum hiçbir şekilde ne donma ne kasma. Performans açısından Windows makineleri tokatlar. Pil ömrü muazzam. Sabah 8'de açtığım bilgisayarı akşam 5'e kadar prize takmadan kullandım bir kere. Daha önce böyle bir şey deneyimlemedim açıkçası.

Fakat MacOS'in arayüzünden memnun değilim. Basitlik adı altında pazarladıkları birçok şey saçmalık ve hiçbir şekilde işimi kolaylaştırmıyor. Özellikle Dock rezalet bir tasarima sahip. Windows'taki gibi system tray özelliği yok. Açtığın ve arka planda çalışan bütün uygulamalar dock'ta görünüyor. benim gibi dikkat eksikliği yaşayan biri için inanılmaz kötü bir tasarım. sidebar adında bir eklenti ile çözmek zorunda kaldım ama o da mükemmel çalışmıyor her zaman. Apple'ın verdiği performansı bir Windows makine verse MacOS'lu bir bilgisayarın yüzüne bakmam açıkçası.
+1
synesthesia
(13.06.26)
3 Ana sebebi var, ama öncelikle belirtmem gerek ki ana laptop olarak kullanmıyorum. Ama macbook air şu üç sebepten dolayı en çok işime yarayan "taşınabilir bilgisayar"

1- Uzun şarj süresi
2- Sadece kendisi ve ince bir çantayla her yere gidebiliyor, kalabalığı yok.
3- Fansız olduğundan tozlu ortamlar için ideal. Toz geçirmez değil elbette, ama en azından tozu deli gibi emmiyor.

Haliyle benim gibi ofis ortamı dışında da bir bilgisayara ihtiyacınız oluyorsa biçilmiş kaftan. Hatta ciddi anlamda var olan tek gerçek anlamda "taşınabilir bilgisayar" bu.
0
akhenaten
(13.06.26)
Air var bende m1 işlemcili olanından bir de eski hani. Pili hala günü rahatlıkla çıkarıyor. Seneler geçti kozmetik sorunu yok. Profesyonel değilim günlük kullanıcıyım cihazda tık yok. Yıllarca windows bilgisayarda trackpad kullandım ama illa mouse aradım bunda ise gerek yok cihaz akıyor mause olmadan da. Seyahate çıkıyorum telefonun adaptörü ile birlikte atıyorum bitti. 2 günlük seyahat ise şarj etmeme bile gerek kalmıyor gerekirse de telefon şarj eder gibi ediyorum.
0
denizgonen
(13.06.26)
Macbook kullanmayan ama özellikle pro kullananların makinalarını kısa süre kullanmış birisi olarak dokunma hissiyatı, gesturelar, akıcılığı, pil ömrü, incecik oluşu, ekran kalitesi gerçekten ayrı bir seviyede.
0
kimlanbu
(13.06.26)
ilk aldigim air 8.5 sene gitti, pil 2500 cycle yapmisti ama hala 3 saat dayaniyordu.
1-2 kere keyfe keder format yedi. hic isinma problemi olmadi.
hic servise gitmedi, ve $250 dolara sattim.
daha nossun?
0
cooperr
(13.06.26)
uzun yıllar kullanılabilir
hafif, güçlü, dayanıklı hissettiriyor
kullanımı gerçekten pratik. erişilebilirlik özelliklerini sık sık kullanıyorum (özellikle touchpad'de üç parmakla zoom yapmak için)
touchpad'i bir harika, 4+ yıldır aralıksız mac kullanıyorum, hiç mouse kullanmadım. hatta neredeyse mouse kullanan da görmedim. windows'larda asla bu kadar iyi olmuyor touchpad
ekran kalitesi gerçekten iyi
intel işlemcilerde kalsaydılar belki windows'lardaki üst seviye laptoplar benzer kaliteyi sağlayabilirdi ama m işlemciler ile windows cihazlara fark açtılar
macos cihazlar kendi ekosistemi ile kusursuz çalışıyorlar. airpods ve iphone da kullanıyorum ve artık bu ekosistemden ayrılmak istemiyorum. bir çeşit vendor lock-in.


macos'ta gerçekten saçma ve "neden böyle" dediğim bir sürü özellik var. mesela finder her bakımdan gerçekten kötü, istediğin dizinde ya da tüm mac'te arama yapma özellikleri kötü, menu-bar'daki tray icon'ları harici bir app olmadan ayarlanamıyor ve ekrandaki notch'un altında kalıyor. dock tasarımı kötü, spotlight son iki-üç sürümdür kullanışsız. daha bir sürü böyle şey var ama benzer şikayetleri windows'ta da yapabilirim (copilot'u her yere entegre etme telaşı, reklam gösterir gibi tray'de sürekli msn network'ünden haberler göstermesi falan)

windows cihazların da kendilerine göre bir çok artısı var ama bugünün konusu değil.
overall soracak olsanız, ben hem iş gereği hem de son kullanıcı olarak windows değil macos'u seçerdim.
0
biseysorcaktim
(13.06.26)
(4)

Şarkı önermece

deniz kiyisi ve papatyalar
Bana şu tarz şarkılar önerir misiniz: https://youtu.be/zr5mCBFejIE?si=0OWrw46vQqeh7bHNhttps://youtu.be/3U4yDkvRjvs?si=gLcpbIl-xwilr_OmAma tamamen böyle olacak: sadece bir gitar ve slow bir şarkı. Solo yani.
Bana şu tarz şarkılar önerir misiniz:

youtu.be

youtu.be

Ama tamamen böyle olacak: sadece bir gitar ve slow bir şarkı. Solo yani.
0
deniz kiyisi ve papatyalar
(07.06.26)
grimavi
(07.06.26)
Calexico- 16, Maybe Less
youtu.be

Iron & Wine - Flightless Bird, American Mouth
youtu.be

Tindersticks- Another Night in
youtu.be

Madrugada- This old house
youtu.be
0
Amaranta ursula
(08.06.26)
(2)

Claude'da (veya baska bir AI platformunda) token'dan tasarruf yontemleriniz neler?

Sour
Token'dan tasarruf olmaz demeyin. Hangi durumlar icin hangi yontemleri kullaniyorsunuz?
Token'dan tasarruf olmaz demeyin. Hangi durumlar icin hangi yontemleri kullaniyorsunuz?
+1
Sour
(28.05.26)
Opus'u sadece planlamak icin kullaniyorum.
Sonnet ile kod yazdiriyorum.
Haiku ile dokuman okutuyorum.
/new ve /compact {ve neyi korumasi gerektigi bilgisi} ile cok uzun context kullanmasini engel oluyorum.
claude.md'yi duzenli temizliyorum, ve skillerin isin ucunu koparmasinin onune geciyorum.
claude'a bazi tekrarlanan isleri yaptirmak yerine, o isleri yapan scriptler yazdiriyorum ve o isleri kendim calistiriyorum (mesela urunu cloud'a upload etmeyi skill olarak yapabilse de bir tane python scripti veya ps1 scripti de yapabilir ve ben onu terminal'den calistirabilirim.)
aklima gelen bunlar.
+2
compumaster
(28.05.26)
aloha snackbar 3
(29.05.26)
(4)

podcast önerisi (ing)

rakicandir
Toplu taşımada dinlemek üzere youtube'da hangi yabancı podcastları önerirsiniz?ilgi alanları : bilim, felsefe, psikoloji, mitler, science fiction, ai ya da sıradışı bir öneriniz de olabilir.teşekkür ederim.
Toplu taşımada dinlemek üzere youtube'da hangi yabancı podcastları önerirsiniz?

ilgi alanları :
bilim, felsefe, psikoloji, mitler, science fiction, ai ya da sıradışı bir öneriniz de olabilir.

teşekkür ederim.
0
rakicandir
(12.04.26)
late viper
(12.04.26)
andrew huberman

ben podcastcinin zeki cevik ve ahlaklisini severim ama isinde iyi adam.
psikoloji, nörobilim bu tarz konulari seviyorsan cok iyi.
-1
Purple life
(12.04.26)
aloha snackbar 3
(12.04.26)
Scifi derken diziler de dahilse Nathan Fillion ve Alan Tudyk'in Once We Were Spacemen podcasti çok eğlenceli.
0
kobuzchu kiz
(13.04.26)
(7)

Bu Japonlar neyle besleniyorlarsa bizde aynısıyla beslensek…

tahirkemalbozoglu
Beyin bedavaNe yiyorlarsa bizde aynısını yesek uzun yaşar mıyız?
Beyin bedava
Ne yiyorlarsa bizde aynısını yesek uzun yaşar mıyız?
0
tahirkemalbozoglu
(22.02.26)
porsiyonları da aynı şekilde küçültüp onlar gibi hareketli yaşarsak neden olmasın.
+1
aloha snackbar 3
(22.02.26)
Porsiyon kücültme +1500
Tabak canaklari evleri her seyleri minimal. Ben cok ama cok cool.

Bir de islenmis gidayla beslenmemek sanirim olay. Hamburger pizza donmus gidalar hep cikarmak lazim.
0
Purple life
(22.02.26)
Beslenmeden ziyade genlerle ilgili bir olay.

Şimdi baktım da, Türkiye'de ortalama ömür 78, Japonya'da 81 imiş. 3 yıl için mi bu başlık? :)
0
Mirket
(22.02.26)
hem ortalama ömürlerinin yüksek olmasında hem de bu yaşlara sağlıklı gelmelerinde yemek de etkili olsa da hayat tarzları da son derece önemli.

hayat tarzları konfordan ziyade minimalist. hala yer yatağında yatıyorlar, evde oturmadıkları odaları ısıtmıyorlar, her sabah yer yataklarını toplayayıp kaldırıyorlar, her yere yürümek hayatlarının normal bir parçası.
0
denizgonen
(22.02.26)
biz yemek icin yasiyoruz onlar yasamak icin yiyor. kafaya esince brunch yapmayi, ziyafet cekmeyi, atlayip edirne'de ciger yemeyi normallestirmisiz.
0
buenosdias
(22.02.26)
kişi başi deniz ürünleri tüketimi

en.wikipedia.org
0
designer
(23.02.26)
gecen en uzun yasayan insanlari arastirdim, hepsi adalarda yasiyor. japonyadakiler okinawa'da, italya'dakiler sardinya'da yasiyor. adalara gidin.

bence yedigine dikkat edip, spor yapmak onemli. az ama cesitli yiyip hareket edince insan saglikli oluyor.
0
antikadimag
(23.02.26)
(19)

Üniversiteye geri dönseniz hangi özelliğinizi değiştirirdiniz?

zen1th
Ben bilgisayar okurdum kesinlikle
Ben bilgisayar okurdum kesinlikle
0
zen1th
(27.01.26)
İstanbul dışında okurdum.
Ekşi sözlük gibi yerlere girmezdim.
Daha az ilişki yaşar, daha çok ders çalışırdım.

Ama bunların tamamı boş laf bakınca. O zaman öyleydi şimdi böyle neticede.
+1
sekizdokuzon
(27.01.26)
ben bilgisayar okudum, ama bilgisayarla alakalı bir iş yapmadım, yapmıyorum. şu andaki sektörümle alakalı bir şey okurdum.
0
co2s2
(27.01.26)
Rusça yerine bir avrupa dili öğrenirdim ama bize yol gösteren yoktu o dönem.
Onun dışında bir şey değiştirmem çünkü hanımla tanıştım, kendisiyle tanışmama riskini alamam. Kelebek etkisi olmasın.
0
logisticsmanager
(27.01.26)
Sosyal yönümü daha erken olgunlaştırmak amacıyla insan içine çıkardım bilen bilir Görükle'yi, orada yaşıyordum okurken. Hatta kaldığım yer Görükle'nin de dışında kalıyordu. :D Öğrenci ortamlarına girmekten bahsetmiyorum aslında insan içine çıkamk derken. Haftasonu, dönem arası, yaz dönemi gibi tatillerde muhakkak alanımla ilgili işerde çalışırdım.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(27.01.26)
Uzun ilişki istemezdim, 1 tane uzun ilişki yerine 5 kısa ilişki daha iyi olurdu, sosyalliğimi geliştirirdim
-7
arbre
(27.01.26)
Derslere daha çok asılırdım ve iş hayatına o zamandan ufak ufak adım atmak iyi olurmuş. Daha fazla skill edinmeye çalışırdım tabi o zamanlarda öngörülü olamıyor insan.
0
pembediken
(27.01.26)
Bölümümü değiştirirdim öncelikle. 4 senede bitirmeye de çabalamazdım, bir yandan değişik işlerde çalışırdım, okul gerekirse biraz uzardı. Ders çalışmaktan ilgi alanlarımı geç keşfedebildim, kendimi çok sonradan buldum. 18 yaşın ömür boyu yapılacak mesleği seçmek için çok erken olduğunu düşünüyorum.
0
kullanicadi
(27.01.26)
Branşımla ilgili CVmde bana artı değer katacak bütün kurslara giderdim.
İkinci bir dil kovalardım.
Finansal okuryazarlığımı o yıllarda geliştirirdim.
0
Mirket
(27.01.26)
Gurbette değil memleketimde okumak isterdim. Dini vecibelerimi yerine getirmek isterdim. Okuduğum bölümü de belki değiştirmek isterdim ondan tam emin değilim. Arkadaş ortamımı kesinlikle değiştirmek isterdim.
0
Topalordek
(28.01.26)
Sosyal bilimler yerine teknik bir bölüm hatta burun kıvırdığım mühendislik bölümlerinden birini okurdum.
0
Amaranta ursula
(28.01.26)
anksiyetemi, depresyonumu, beni, kendimi...
0
anon1m
(28.01.26)
Üniden mezun olmadan iyi bir yayın yapma şansım vardı, üşenmiştim. Onu yapardım. Onun dışında bi keşkem yok. Uzun bi süre yanlış bölüm seçtiğimi düşündüm ki hâlâ daha bana daha uygun bölümler olduğunu biliyorum ama hayatımın şu ana kadarki kısmından şikayetim yok pek. Riske atmak da istemem
0
nundu
(28.01.26)
Laboratuvarlar ve sınavlar dışında okula uğramamış birisi olarak okula daha çok gider, insanlarla daha çok kaynaşmaya çalışırdım. Okul dışı etkinliklere de katılmaya çalışırdım. Koskoca şehrin sosyal imkanlarını kullanmadan sap gibi okul okuyup mezun olduk.

Dövüş sporlarına daha üniversitedeyken başlardım. Mezun olduktan sonra can sıkıntısından başladık ama gençlerin reflekslerini, yaşıtlarımın deneyim seviyesini görünce geç kalmış hissettiğim oluyor.
0
aloha snackbar 3
(28.01.26)
Başka bir üniversite seçerdim.
0
peki madem
(28.01.26)
yirmi yıldan fazladır kesintisiz üniversite okuyorum. meslek seçimime ailem karışmadı; ama önlisanstan sonra maddi destek de sağlamadıklarından, oldukça zorlu yıllar geçirdim. bununla birlikte mesleğimle alakalı okunabilecek tüm okullarda ve seviyelerde okuma şansı buldum diyebilirim. bu sebeple kendi adıma çok pişmanlığım yok.
gençlere en temel önerim; zaman yönetimini baştan öğrenip, okula ve notlara olduğu kadar, sosyal hayata, klüplere, etkinliklere de yeterli vakit ayırıp, her alanda donanımlı bir insan olmaya çabalamaları olurdu. benim bunlar için ne halim, ne vaktim, ne de beş kuruş param vardı ne yazık ki. bu sebeple full ineklemekten başka şansım yoktu.
şimdiki gençler çok daha şanslı. mesela aileler artık yüksek lisansı, lisansın devamı gibi görüp, finanse ediyor. bu türlü, sosyalleşme imkanı olan bir öğrencilik hayatı çok tatlı olurdu bence. bakıyorum, lisans öğrencileri, skuba gibi -bana çalışan halimle pahalı gelen- sporları yapabiliyorlar. böyle finansman imkanlarım olsa 20 değil, 30 yıl öğrenci olurdum :D
0
lil siztah
(28.01.26)
En az bir dil daha öğrenirdim, hatta mümkünse daha çok. Şu anki kariyerimde bir kaç dil daha konuşsam çok çok güzel olurdu.
0
kumandanim
(28.01.26)
"şimdiki aklınla o zamana döneceksin" türü, mevcut becerimiz ve tecrübemiz dâhilinde bir değişiklikse bu önüme bakıp kazandığım ilk bölümü bitirirdim. severek, isteyerek gitmiştim aslında ama çok çabuk vazgeçtim. aslında devamında olanlardan da pişman olmadım, hikâyenin ta en sonunda pişman oldum. şimdi dönüp bakınca en başta fantezi aramamak en iyisi olabilirmiş diyorum. orada sefillik olarak gördüğüm şey bütün hayatım oldu. şimdi imkânım olsa o sefilliği paşa paşa 4-5 sene çeker, önüme bakardım.

şıp diye cinden dilek dilemeli bir özellik değiştirebiliyorsak anksiyetemi yok etmek isterdim. böyle söyleyince insanlara şımarıklık gibi geliyor. gerçekte HİÇBİR ŞEY YOKKEN nasıl perişan olduğumu, yaşadığım bazı şeylerin de etkisiyle nasıl yıprandığımı ben bilirim. o yaşlarda bu kadar ürkek, gergin, mutsuz olmak yerine çok basit şeylere odaklanabilseydim hayatım bambaşka olurdu şüphem yok. hatta anksiyetesiz yaşamak, üç üniversite bitirmekten çok daha iyi olurdu sanırım ama bu ömür boyu uğraşacağım bir şey o yüzden tümüyle elimde veya şimdiki aklımla yapabileceğim bir iş sınıfına koymuyorum.

bir önceki duruma ve hatta daha geçmişe gidersek sanırım "çalışmayı öğrenme" kavramını oturtabilmeyi çok isterdim ek olarak. hayatım boyunca hiçbir şeyi çalışarak elde etmedim desem yeridir. altın tepside de sunulmadı. müthiş keyif verdiği, ben uğraşmakla sevdiğim için saldırdım ve bu bana liseyi kitap açmadan yüksek not ortalamasıyla bitirme/alanımda iyi üniversitelere girme şansı verdi. öyle 500 üzerinden 490'lık puanlardan bahsetmiyorum asla ama ben kendi alanımda canım sıkılınca istanbul üniversitesi, ertesi sene ankara üniversitesi filan yazıp tutturuyordum yani. ama sevmediğin şeye katlanma, anlamadığın şeyin üstüne düşme, sistemli olarak emek verme, 30 gün boyunca 1 verip en sonunda 30 alma... bu mefhumları hiç geliştiremedim. genel bilişsel kapasite olarak şikayetim yok ama bazı açılardan çok aptal hissediyorum kendimi yalan yok.

öyle olunca GLOBALLEŞEN DÜNYAMIZDA tutunamadık zaten. gerçekten kendimi övmek için söylemiyorum üç tane adamın işini tek başıma yapardım ama cv hazırlamaya üşendiğim için başvurmazdım çünkü ustası olduğum, sevdiğim, bildiğim bi şey değildi. bu herif aptal değil de nedir? yav olum düz yolda herkes sürer, sen en ufak virajda şarampole yuvarlanıyon? bir değil iki değil insan hiç mi ders çıkarmaz, hiç mi öğrenmez? einstein ne demiş, bir şeyi bir kez yapmak hatadır ama aynı şeyi ikinci kez yapmak ise ulan bu der meister ne mal herif demiş.

onu çözebilmek isterdim. bu yaştan sonra da yapabileceğime inancım yok beyin muşmulaya döndü zaten becerebildiğimizi de beceremez olduk pii.
0
der meister
(28.01.26)
Daha fazla sosyal olurdum. Daha fazla film dizi izlerdim. Daha fazla kitap okurdum. İngilizeye abarnırdım. Kendime hayat ve yaşam anlayışı geliştirebilseydim.

Keşke evde mal mal boş takılmasaydım.
0
put it in your appropriate place
(28.01.26)
ya istanbul'da okur (yıldız teknik makina) ya da 8-10 senede bitireceğimi bile bile yurt dışında (viyana teknikte herhangi bir bölüm) okurdum ve en başından yurt dışına kapağı atardım.

veya taa 2010 - 2011'den beri green card başvurusu yapardım.
0
rain when i die
(28.01.26)
(13)

Evlilikte erkeğin belli durumlarda otorite, üst gibi olmak istemesi sizce normal ve sağlıklı mı?

psmstc
Yani normalde eşit ilişki var. Her iki tarafın kararlarına göre de hareket ediliyor. Ama erkek belli durumlarda otoritesi hissedilsin kendisine saygı gösterilsin istiyor bu normal sağlıklı bir beklenti mi?
Yani normalde eşit ilişki var. Her iki tarafın kararlarına göre de hareket ediliyor.

Ama erkek belli durumlarda otoritesi hissedilsin kendisine saygı gösterilsin istiyor bu normal sağlıklı bir beklenti mi?
-2
psmstc
(02.11.25)
kesinlikle erkek daha fazla dominant olmalıdır.
+1
HellKeePer
(02.11.25)
Saygı böyle erkeklik şovlarıyla kazanılmaz. Bir diğer sorun da erkekler açık büfe gibi bu sorumluluklarını canları istediği konuda gösterip canları istemediği konularda salağa yatıyor, görmezden gelmeyi seçiyor
+5
grimavi
(02.11.25)
Eşit olan evlilikler çok sürmez genelde, erkeğin bi şekilde baskın olması lazım. Bunu eşitlik adı altında değerlendirince çılgına dönüyor bazı femninistler. Bu işin doğası bu sakin…
-3
olaylar olaylar
(02.11.25)
Tanıdığım kadınlar içinde hatta baskın olanlar bile erkeğin daha baskın olması, birşeyleri başlatan kuran yöneten olmasını istiyorlar.

Kadınların doğası gereği sanıyorum koruyup kollanmak ve bir erkeğin bir şeylere karar verip ona uyması hoşlarına gidiyor.

Ben erkeğim ama öyle baskın özelliklerim yok malesef.
Ama gördüğüm kadarıyla ilişkide erkek baskın değilse kadın bunu kullanıyor başka erkeklere gözü kayıyor.
Her durum için değil tabiki, tersi durumlarda var elbet
-3
kararsızataletfilozofu
(02.11.25)
tabi ki normal. bu çok temel bir istek. kadın sevgi ister, erkek saygı ister. bu bilginin ilkokulda verilmesi lazım
-6
abelardo
(02.11.25)
hold the door
(02.11.25)
madem video paylasiyoruz

m.youtube.com
0
WithWorth
(02.11.25)
otorite güç ve zor kullanmakla ilişkili bir terim. bence ilişkiler dahil hayatın hiçbir alanında olmamalı. sahiplenme olur, koruma olur, uzmanlık olur, iki taraf da okeyse bunda sorun yok ama otorite benim kafamda zor kullanmakla ilişkili çağrışımlar yapıyor.

olayın şu tarafı da var tabii. 5 kadın 1 erkek oturduğumuz masada "kadınların çoğu otoriter erkek sever" lafına tetiklenip aynı argümanı öne sürünce kadınlar tarafından beklediğimin çok çok üstünde bir yadırgamayla karşılaşmıştım. internetteki kadınlar gerçek hayatta nerede ben de çok merak ediyorum.
0
aloha snackbar 3
(02.11.25)
erkek ister de
erkeğin öyle bir kapasitesi, dominant olacak bir vasfı, yeteneği bişeyi var mı? yok ki.

sıkıntı burada bence
benim dediğim olacak
e olsun da
sebep?
daha zeki misin, neyi becermişsin mesela? daha kariyerli misin, hayatta daha tuttuğunu koparmış başarmış bi pırıltı göstermiş misin?

etrafımdaki erkekler kadınların tırnağı etmiyor %90 böyle...kadınlar daha baskın olmak filan istemiyor, istediğinden değil ortalamada erkekler vasıfsız.
+1
subcomponent
(02.11.25)
cinsiyet rolleri üzerinde eşitlik diye bir şey insan medeniyetinin kültürel kodlarında yok. daha medeni kanundan "ailenin reisi erkektir" hükmü ilga edileli 2 nesil bile geçmedi. tam eşitlik evlilik dışı ilişkide olabilir ancak. çünkü boşanırken kadının çok daha zayıf ve korunmaya muhtaç olduğu varsayımı ile karara çıkıyor dosyalar.

her anlamda eşit olacağız diye düşünen insanların evlilik dışı ilişki sürdürmeleri gerek diye düşünüyorum.
0
loch ness
(02.11.25)
subcomponent +1
anne babasının sözünden çıkamayan erkekler dominantlık yapmaya kalkışınca komik oluyorlar.
0
deartheodosia
(02.11.25)
Adil olmakla beraber evet olmalıdır.
Kadının hakların olması ve hakların korunması önemli.
Yoksa eşitlik adı altında diğer türlüsü anlamsız bir rekabet olur sadece.
0
diyecevaplandı
(02.11.25)
Her erkek ve her kadın saygı bekler. Saygı iki şekilde hissettirilir, biri kişinin yapısına, hassasiyetlerine, ihtiyaçlarına ve tercihlerine olan saygı, bunları rencide etmemek, mümkün olduğunca yerine getirmek şeklinde gösterilir. İkincisi de saygı sözlerle, ses tonuyla, bazı jestlerle ifade edilir. Mesela saygıdeğer müdürüm, değerli yurttaşlar, sevgili eşim gibi. Hal dili yani içinde bulunulan psikolojinin yaydığı enerji çok etkileyici bir unsur bana göre, hisseden hisseder.

Erkeğin saygı beklemesi eğer (bkz: perestiş) beklemek şeklindeyse o erkeğe kibirli denir en hafifinden (kadın da olsa ona da öyle denir). Ama erkek kendisine gösterilen saygıda genel olarak problem görüyorsa bunun çözümü oturup konuşmaktır bence. Herkes saygı bekler, erkeğin fazladan saygı beklemesi bence normal değildir.

Erkeğin gazı da samimi teşekkür ve övgüdür, o da ayrı.
0
muhayyer divan
(02.11.25)
(4)

Linguistik alanında AI kullanımı

mbond
Asıl amacımı yazarak başlayayım. Diyelim ki bir dilde yazılmış, çok kolayları ve çok karmaşıkları da olan, binlerce metin var elimde. Ben bunları formüle etmek istiyorum. Mesela JSON formatında her cümle ayrı olacak, cümlenin öğeleri, sıralaması anlaşılacak. Mesela ingilizce de water kelimesi isim d
Asıl amacımı yazarak başlayayım. Diyelim ki bir dilde yazılmış, çok kolayları ve çok karmaşıkları da olan, binlerce metin var elimde. Ben bunları formüle etmek istiyorum. Mesela JSON formatında her cümle ayrı olacak, cümlenin öğeleri, sıralaması anlaşılacak. Mesela ingilizce de water kelimesi isim de olur fiil de, bunu ayırt edecek vs.

Ben bunu ChatGPT'nin normal ücretsiz versiyonuyla yazışarak sağladım ama belli bir noktada küçük hatalar yapmaya başlıyor. Metin biraz karmaşıklaşınca çok hata yapıyor. Hatalar dil bilgisi hataları değil, üzerinde anlaşılan formata uymama yönünde hatalar.

Sorum şu; bu işi nasıl daha düzgün yaptırabilirim. Prompt anlamında mı yaklaşımımı değiştirmeliyim yoksa daha özelleşmiş araçlar mı kullanmalıyım. Birkaç örneğe baktım da onlar biraz daha günlük kullanımdan uzak işin bilimsel yönüne daha yakın geldi. NLP işleri yapan örnekler denk geldi. Bunlardan da işe yarar şeyler çıkabilir bu yönde de tavsiyelere açığım.
0
mbond
(17.08.25)
Formulasyonun amacı ne? Çok kolay ve çok zor metin ne demek?

Elde etmek istediğiniz çıktıyı ben tam anlayamadım. Bir şeyler söyleyebilirim belki ama önce anlamam lazim.

Not: chatgptye muğlak promptlar verince (belki aynı olmamıştır ama, mesela buraya yazdığınız metin de muglak) bazen tutturuyor ama bazen de sekteye uğruyor, öyle bir şey de oluyor olabilir.
0
encokbenisevinnolur
(17.08.25)
Prompt iyileştirme yaklaşımı da garanti değil ama denenebilir. İşi ve sorunu tanımlayıp bu iş için en iyi promptu oluştur diyebilirsiniz yine chatgptye ancak benim kendi deneyimim bu tarz kompleks işlerin eninde sonunda sarpa sardığı. Bilimsel makalelerden, önceden tanımlanmış bir veri tablosunu otomatik dolduracak şekilde veri çekecek bir iş akışı oluşturmaya çalışmıştım ama bir türlü istediğim doğruluğa ulaşamayınca rafa kaldırmıştım. Verdiğim json'a uymayıp ısrarla kendi kafasından yeni field uyduruyordu promptta üstüne basa basa yapma dememe rağmen. NLP araçları direkt bu iş için oluşturulduğu için daha mantıklı olabilir, ben olsam onlara da bakardım. Spacy, stanza, nltk vesaire araçlar. Türkçe için de zemberek vardı.
0
aloha snackbar 3
(17.08.25)
Formulasyonun amaci baska bir uygulamada yazilimla kullanicilara gosterilmesi, neresi ozne, neresi yuklem, kelimenin gorevi ne isim mi sifat mi vs.
Cok kolay cumle mesela ‘ali okula gidiyor’ gibi basit yapili, cok zoru ise ‘alinin okula neden gitmediğini bilmiyordum’ gibi yan cumleler iceren, farkli zamanlardan bahseden cumle olarak dusunulebilir.

@aloha, bende de böyle oldu ama API ortaminda sanirim daha somut yollarla tanimlanabiliyor yapi, tabii her zaman hata ihtimali olacaktir.
0
🌸mbond
(17.08.25)
Anladım, zor ise kalkismisiniz, en azından benim gözümde, anladığım bir dilin yapısını formüle etmeye çalışıyorsunuz.

Eğer chatgpt ile gidilecekse, önce dilin temel gramerinden oluşan prompt verilebilir. Örneğin zor olarak örnek verdiğiniz cümlede hem ilgili kelimenin kategorisi (eylem, isim, nesne ismi, özel isim) hem cümledeki işlevi sonra bu kontekste göre tanımlanabilir. Ama her durumda metne ve metnin de anlattığı şeye göre, ek promptlar gerekecektir diye düşünüyorum.
0
encokbenisevinnolur
(17.08.25)
(6)

Youtube kafasina gore bazi Turkce videolarin basliklarini Ingilizce yapiyor

speedy
Youtube'u ingilizce kullaniyorum uzun zamandir, hic sorun yoktu, son bir haftadir bazi Turkce videolarin basliklarini Ingilzce yapiyor. Cozumu nedir? Tesekkurler
Youtube'u ingilizce kullaniyorum uzun zamandir, hic sorun yoktu, son bir haftadir bazi Turkce videolarin basliklarini Ingilzce yapiyor. Cozumu nedir? Tesekkurler
0
speedy
(04.07.25)
Bende de aynı şekildeydi. YouTube arayüzünü Türkçe yaparak düzeltebilirdim. Başka çözüm bulamadım.
0
amortisman
(04.07.25)
myaccount.google.com

Bu kısma anladığınız tüm dilleri eklerseniz, orijinal hali o dilde olan başlıkları İngilizceye çevirmemesi lazım.
0
himmet dayi
(04.07.25)
Dil eklemeyi denedim bende işe yaramadı. YouTube No Translation diye bir uzantı ekledim şimdilik iyi gidiyor.
0
peki madem
(04.07.25)
ben de ingilizce kullaniyorum ama bu turkce basliklari ingilizceye cevirme yeni cikti. kodla oynadilar herhalde, nasil duzeltilecek bilmniyorum.
0
cooperr
(04.07.25)
Ben türkçe kullanıyorum bende de ingilizceye çeviriyor :)
0
Rondak
(04.07.25)
böyle bir eklenti var
chromewebstore.google.com
0
aloha snackbar 3
(04.07.25)
(19)

Gerilim filmi seri katilli falan olabilir

Kittie
Netflix veya prime'da olursa iyi olur.Yoksa seven'i seyredicem internette bi yerden.Surekli daha once izledigim seyleri izliyorum zaten seven izlemiim diyorum...
Netflix veya prime'da olursa iyi olur.
Yoksa seven'i seyredicem internette bi yerden.
Surekli daha once izledigim seyleri izliyorum zaten seven izlemiim diyorum...
0
Kittie
(19.06.25)
Mind Hunter
0
Amaranta ursula
(19.06.25)
The others
0
duster
(19.06.25)
Prime -> Misery (Ölüm Kitabı)
Netflix -> Primal Fear
0
kendi helvasını kavuran zombi
(19.06.25)
The others, misery, primal fear hep ikinciye izlendi :)
0
🌸Kittie
(19.06.25)
Film degil ama seyretmedi iseniz valhalla murders
0
deckard
(19.06.25)
Identity var netflixte şu an. İzlemediyseniz izleyin
Fractured
0
cay koy geliyorum
(19.06.25)
Zodiac
0
nothing in my way
(19.06.25)
Tesekkurler.
Identity'yi izlicem.
Fractured ve zodiac'i da izlemistim.

Dizileri kafam kaldirmiyor arkadaslar size de tesekkurler ama
0
🌸Kittie
(19.06.25)
28 Days Later ön yargıyla bakıyordum ama geçenlerde izleyip epey beğendim
Japon filmleri Cure ve Audition
Minidizi olarak The Night Of
0
aloha snackbar 3
(19.06.25)
sarinui chueok

platformlarda var mi bilmiyorum.
0
sir gawain
(19.06.25)
Tamamı izlediğim filmlerden bir liste yaptım. Muhtemelen çoğunu izlemişsinizdir ama arada kaçırdıklarınız da olabilir.

The Little Things
Insomnia
Gone Girl
Prisoners
Mystic River
Nocturnal Animals
You Were Never Really Here
Wind River
One Hour Photo
Funny Games
The Vanishing
Nightcrawler
Cache
The Machinist
Take Shelter
0
10551037
(20.06.25)
Kafam kaldırmıyor dediğin dizilerde efsane birinci sınıf seri katil işleri var.
The kiliing
Bron broen
Cardinal
Night of
The chestnut man
0
sons of freedom
(20.06.25)
Terrifier serisi.
0
encokbenisevinnolur
(20.06.25)
Netflix'de Jefrey Dahmer vardı. İyiydi.
0
Mirket
(20.06.25)
The serpent
0
sons of freedom
(20.06.25)
bir korku/gerilim hayrani olarak onerecegim, son zamanlardan, en iyilerden:

barbarian
www.imdb.com
0
ermanen
(20.06.25)
Platformlarda var mı bilmiyorum ama Tez (1996)
0
peki madem
(20.06.25)
koreliler de seri katil filmlerinde iyi baya. bi iyisini sir gawain onermis.

baska bi tane:
Angmareul boatda (I Saw the Devil)
www.imdb.com
0
ermanen
(20.06.25)
3. kez izlemeye başladım. the serpent. gerçek bir olaylar silsilesi.
0
ground
(20.06.25)
(10)

Erko çocuk isim onerisi

abuzer
Doğa,uzay ve mitoloji ile ilgili olabilir. Herkeste bulunmasin, nadir rastlanilsin ama absürt de olmasin. Yaşlı ismi olmasın. Var mı bu kriterlere uyan fikriniz
Doğa,uzay ve mitoloji ile ilgili olabilir. Herkeste bulunmasin, nadir rastlanilsin ama absürt de olmasin. Yaşlı ismi olmasın. Var mı bu kriterlere uyan fikriniz
0
abuzer
(17.05.25)
Rüzgar
0
aloha snackbar 3
(17.05.25)
Klorofil
:))

Ateş ya da ares
0
kisa
(17.05.25)
Merih cidden fena değildi de Merih demiral'den dolayı iptal ;)
0
🌸abuzer
(17.05.25)
En değişik isimli çocukları düşündüm çalıştığım ilkokuldaki
Tayga vardı. Orman demekmiş
Kayra
Koryak
0
kullanicadi
(17.05.25)
cem

yüz yıllardır modernliğini bir türlü kaybetmedi.
0
jamswety
(17.05.25)
OZAN GÜNEY MARSEL TUNA URAS KUZEY ARDA GÖRKEM RÜZGAR DENİZ BORA YİĞİT EMİR SARP URAZ UZAY EGE PARS ATLAS DORUK AGAH TOPRAK SARP
güncel erkek isimlerinden bir kuple. bir çoğu istekleri karşılıyor gibi.
0
bass solo take one
(17.05.25)
Volkan
0
neira
(17.05.25)
Bulut
0
kaset
(17.05.25)
Allah aşkına uras aras atlas aren uraz koymayın. On çocuktan on biri bu isimlere sahip.
0
Gradient_tabanlı_mor
(17.05.25)
Serdar
0
duster
(17.05.25)
(7)

Kült şeylerin eksikliği

kararsızataletfilozofu
Yıllar geçtikçe bazı şeyleri eksik yaşadığımı farkediyorum hayata da bir defa geliyoruz, bu durumlarda ne yapmak lazım ?Örneğin futbol maçı, basket maçı hiç takip etmedim arkadaşlar muhabbetini çeviriyorlardı ders aralarında.Game of thrones, peaky blinders, yüzüklerin efendisi, kurtlar vadisi, ezel…
Yıllar geçtikçe bazı şeyleri eksik yaşadığımı farkediyorum hayata da bir defa geliyoruz, bu durumlarda ne yapmak lazım ?

Örneğin futbol maçı, basket maçı hiç takip etmedim arkadaşlar muhabbetini çeviriyorlardı ders aralarında.
Game of thrones, peaky blinders, yüzüklerin efendisi, kurtlar vadisi, ezel…… izlemedim bazılarını keşke izlesem diyorum.
Otostopçunun galaksi rehberi, kromozov kardeşler, klasik diğer kitapların çoğunu okumadım.
Yurtdışına çıkmadım, çok fazla sevgilim olmadı, dost denebilecek arkadaşlarım olmadı, zamanla arkadaş sayım azaldı.
Müzik aleti veya başka bir şeyde profesyonelliğim olmadı.
Çok az tiyatroya ve konsere gittim.
Kıyafet alıyorum ama çok şık olamıyorum konuyla ilgili yetersizlik bu konudada hissettiriyor
Fazla sıradan ve boş geçiyor hayat bazen öyle geliyor,
Sorun ne, psikoloğa gidip anlatsam bunları yap diyecek atalettesin diyecek ne yapmak lazım
0
kararsızataletfilozofu
(03.05.25)
anon1m
(03.05.25)
Abi 100 sene önce dogsan madende kömür çıkarırken ölecektin ya da savaşta gidecektin, gene iyi tarafından bak.

Bunlari yapmamissin. Yap abi seni tutan ne? Hatta git yap gel konuşalım.
Don't panic yani.

Bak ikimiz de babaları aynı dönemde kaybettik. Bu bana yeni bakış açısı kazandirdi hayat konusunda. Belki sana da gereken bu.
0
logisticsmanager
(03.05.25)
- Otostopçunun galaksi rehberi, kromozov kardeşler, klasik diğer kitapların çoğunu okumadım.
+ Klasikleri okumak zorunda değilsin, kimse okumak zorunda değil. Kitap okuyan, kitap okumak alışkanlığı olan klasikleri okumak zorunda değil. Şahsen ilgi duyduğum, merak ettirelen kitapları okuyorum.

- ...çok fazla sevgilim olmadı, dost denebilecek arkadaşlarım olmadı, zamanla arkadaş sayım azaldı.
+ Benim hiç sevgilim olmadı. Benim de dost denebilecek arkadaşlarım olmadı. Birkaç tane arkadaşım kaldı. Onlar da evlendi. Etkinleklerin yüzde 98'ine tek gidiyorum.

- Fazla sıradan ve boş geçiyor hayat bazen öyle geliyor,
+ Hayat biraz sıradan. Anlam yükmeleye gerek yok bence.


ama yine de bir şeyler yapmanı tavsiye ederim. Geçenlerde üniversite öğrencisi kuzenim Recep İvedik'in the Quiz Night'ina gitti 2 arkadaşlarıyla birlikte. 13 grup arasından birinci olmuşlar, şampanya vermişler. Abisine anlatmış, abisi demiş ne boş işler. Evet, bakıldığında cidden boş iş ama sonuçta bilim insani değiliz, keşif insani değiliz. Ya oraya gideceksin, ya evde takılacaksın ya stadyuma gideceksin.

Kafana nasıl esiyorsa, öyle takılmak iyisi.
0
put it in your appropriate place
(03.05.25)
bunlari istemediginiz icin mi olmadi? yoksa istediniz de yapamadiniz mi? yoksa denediniz ama zevk almadiniz mi? yoksa onceden istemiyordunuz ama artik istiyor musunuz? anlayamadim. sordugunuz sorudan sanki simdiye kadar hic istememissiniz, fakat bir anda pismanlik duymussunuz gibi hissettim.
0
Sour
(03.05.25)
merağınız yoksa, herkes bir şeyleri yapıyor diye kendinizi zorlamayın. yaşayın hayatınızı boşverin.

bu yaştan sonra da otostopçunun galaksi rehberi okunmaz hem çevirisi kötü hem çok çocuksu kalır. dizileri de zamanın ruhunda izlemediyseniz sadece vakit geçirme olayı olur çok önemli değil.

Karamazovları belki okuyabilirsiniz ama hayat değiştirici bir etkisi olmaz artık. Klasikler okunmak zorunda değil.

bir gusto geliştirmemişsiniz anladığım kadarıyla, önemli bir şey değil. bence başkalarının ne yaptığını önemsemeden hayatınızdan eğer normalde memnunsanız devam edin derim.

eğer herhangi bir şeye merağınız varsa bunun üzerine gitmeyi tercih edebilirsiniz ama önemli değil. şık olup olmamanız da kimsenin umrunda olmaz bu arada.

başkaları bir şeyler yapıyor diye kendinizi kesinlikle eksik hissetmeyin. kendinize dönün ve hayatınızı yaşayın. gerçekten önemli değil.
0
sanal hayvan
(03.05.25)
Bunlar kült şeyler değil, bunlara popüler kültür diyoruz yani başkaları yapıyor diye yapmaya özeneceğiniz şeyler. Dolayısıyla sanal hayvan +1
0
aloha snackbar 3
(03.05.25)
Kronik depresyon + sosyal anksiyete soslu, özgüven ve özbilinç eksikliği olan bir hayat gördüm okuyunca. Meraksız ilgisiz insan olmaz ama bunları hayata geçirmeye engel psikolojik durumlar yaşanabilir. Atalet insanın huyu değildir, harekete geçmeyi engelleyen duygudurumlar vardır.

Hayatın kendisi sıradan ve boş zaten, saydıklarını yapanların bir kısmı başkası yapıyor diye yapıyor olabilir ama günün sonunda boşa geçen vakti doldurmak için bir şeyler yapıyor olmak o vakti daha keyifli kılıyor. Seni mutlu eden anların peşinden koşman lazım, eğer şikayetçiysen bundan.
0
Bruce
(03.05.25)
(4)

1500 watt isitici

WithWorth
faturayi çok şişirir mi ?24 saat yaksam.
faturayi çok şişirir mi ?
24 saat yaksam.
0
WithWorth
(16.02.25)
Şu siteye göre 7/24 çalışması 2884.70 TL tutuyor.
www.uludagelektrik.com.tr
0
aloha snackbar 3
(16.02.25)
elektrikli ısıtıcı yağlı radyatör gibi bir şeyse;

1- 1500 watta sürekli açamazsın tahminen yarısı civarında açarsın.
2- Termostat değerine göre çalışacağı için belirlediğin sıcaklığa varınca ısıtıcı da kapanacaktır. Isıttığın ortamda ısıyı koruyabilirsen yine yaktığın az olacaktır.

kısacası tecrübe etmeden öğrenmen zor. Sarfiyatı ölçebileceğin bir priz ile bir günlük ölçüm alıp tahmin yapabilirsin. Ya da daha genel bir tahmin için her gün elektrik sayacını okuyarak tüketimi takip edebilirsin.
0
yeninesiltupcu
(16.02.25)
Reziztanslı bir alet olduğunu varsayıyorum.

Her ne kadar içindeki termostat nedeniyle kapanıp açılacak olsa dahi faturanın anasını ağlatacaktır muhtemelen. Ortalama bir evde en çok elektrik tüketen aletler kettle, ütü, tost makinesi, fırın vs gibi rezistanslı aletlerdir. Bu aletler saatlerce açık bırakılmadıkları için ay içinde makul miktarda kullanıldıkları zaman faturayı aşırı şişirmezler ama 1500W bir aleti sürekli açık bırakmak bence çılgınlık.

Yerinizde olsam başka bir çare bulmaya çalışırdım.
0
10551037
(16.02.25)
Klimadan fazla yakar.
0
duster
(17.02.25)
(1)

Android için çift taraflı şifrelemeli grup chat

Mehmettheslim
Telegram kullanıyoruz ama kendisinin grup chati şifreli değil. Gsm operatörünün web sitelerine girerken müdahale ettiği gibi man in the middle attack yapmasından korkuyoruz. Gönderdiğimiz verinin kriptolu gitmesini istiyoruz. Yaklaşık 100 kişi kullanacak.
Telegram kullanıyoruz ama kendisinin grup chati şifreli değil. Gsm operatörünün web sitelerine girerken müdahale ettiği gibi man in the middle attack yapmasından korkuyoruz. Gönderdiğimiz verinin kriptolu gitmesini istiyoruz. Yaklaşık 100 kişi kullanacak.
0
Mehmettheslim
(07.02.25)
Element
Wire
0
aloha snackbar 3
(08.02.25)
(13)

Kadının ilk adımı attığı ilişkiler

potasyum bebek
Kadının ilk adımı attığı ilişkiler hep mi bitmeye mahkum? Bu ilişkilerin erkeğin çabalamadığı, kadını hazırda gördüğü için devam etmemesi bir şehir efsanesi mi? Sizde veya çevrenizde en başta kadının adım attığı, çaba gösterdiği ve uzun süren herhangi bir ilişki oldu mu?
Kadının ilk adımı attığı ilişkiler hep mi bitmeye mahkum? Bu ilişkilerin erkeğin çabalamadığı, kadını hazırda gördüğü için devam etmemesi bir şehir efsanesi mi? Sizde veya çevrenizde en başta kadının adım attığı, çaba gösterdiği ve uzun süren herhangi bir ilişki oldu mu?
0
potasyum bebek
(25.10.24)
Çok yıllık eski ilişkim böyle başlamıştı. O beni sevip bana geldi. Ben de sevgisine karşılık verdim, onu sevdim. Aradan yıllar geçince o değişti. Bir şeyleri sorun edip, sebep gösterip ayrılmaya çalıştı. Sebep gösterdiği şeyleri büyük ölçüde çözdüm, yani onun için çabaladım. O pek çabalamadı, o yüzden de sonucu değiştirmedi. Çünkü problem o sebep gösterdiği şeyler değildi, onlar sadece bahaneydi. Sıkılmıştı, gitti.
0
gloomy
(25.10.24)
canim potasyumcum, bence ilk adimi kadinin atmasi kötü bir sey degil. hatta bu sekilde ilk adimi erkek atmali yhaaa diyen keko erkekleri de elemis olursun.
avci erkeklerin de agina düsme olasiligin azaliyor.

ama kiymet bilene atmak lazim adimlari. her seyi de bir taraf yapamaz. iki tarafin da caba harcamasi lazim yoksa bir taraf isteksiz demek oluyor zaten.

diger sorundan dolayi da kalbin kirilmis biraz diye düsünüyorum ama kendin olmaktan vazgecme. fakat senin degerini bilen insanlar icin ugras.

ben de hep ilk adimi atarim. hic bekleyemem. ya da karsidaki bir adim atmissa ben kosarim. iyi de oldugu oldu kötü de.
0
robert bosch
(25.10.24)
Yuvayı dişi kuş yapar. Nokta.
0
sekizdokuzon
(25.10.24)
Çok yıllık iki ilişkim böyle başlamıştı. Nasıl başladığı önemli değil. Nasıl devam ettiği önemli, ilişkinin kalitesi önemli.

Bir 'kolay elde edilen kadın' düşüncesi ortaya çıkıyorsa, ya adamda bir kalitesizlik vardır ya da kadında. Ya da ikisinde de.
0
Mirket
(25.10.24)
Bende veya çevremde en başta kadının adım attığı herhangi bir ilişki olmadı.
0
aloha snackbar 3
(25.10.24)
İlk adımı kimin attığı fark etmiyor ama peşinden koşmak ya da koşturmak hiç sağlıklı bir ilişkiye evrilmez.

Eski ilişkimde ilk adımı o atmıştı, ben koşmuştum.
0
gabe h coud
(25.10.24)
Erkeğin adım attığı hatta koştuğu ilişkiler hiç bitmiyor çünkü, değil mi? :D

En uzun ilişkimde kız arkadaşım ilk adımı atmıştı. Ondan sonra da adım atanlar oldu, onlar da benim adım attıklarımla aşağı yukarı aynı sürdü. El yükselteyim, kadının çabalamadığı ilişkiler bitmeye mahkum diyeyim ben de. :)
0
nawar
(25.10.24)
Bu, kimin adim attigina degil adim atilan kisinin karakterine gore degisir. Sirf kadin adim atiyor diye kadini cepte gormek veya tam tersi sadece erkek adim atmali kadin piremses kalmali diye gerim gerim gerilmek asagilik kompleksiyle alakali diye dusunuyorum. Boyleleri illaki hayatin bi yerinde hizlica fire veriyor, herhangi bir konuda kirmizi bayragi dalgalandiriyor.
0
mor oje
(25.10.24)
benim yakın çevremde 2 tane evlilik var böyle sevgililik kısımları dahil biri 10 yıllık biri de 7-8 yıllık yaklaşık. çok da geniş bir yakın çevrem yok zaten. aynı zamanda yakın çevremdeki en sağlam ilişkiler bunlar bence. bana da böylesi daha sağlıklı gibi geliyor aslında. erkeğine kadınına göre değişir tabi genellemelere uymayan da çoktur ama erkek ilk adımı üst üste rastgele 50 kişiye atabiliyor 1'iyle şansı yaver gidiyor ve ilişki başlıyor gibi bir durum var. kadın ise genelde gerçekten sevdiği, etkilendiği, iyi anlaştığı veya anlaşacağını düşündüğü kişiye ilk adımı atıyor. hem de bu şekilde önüne gelene yazan tipleri de elemiş olmuyor çünkü zaten öyle bir erkek olsaydı karşısındaki kadının ilk adımı atması gerekmezdi.

ama robert bosch'un dediği kısım önemli kıymet bilene atmak lazım adımları. yani futbolcuya, voleybolcuya, influencera, bi çeşit az ünlüye veya dümdüz bir clubber boya falan yandıysa gönlün o tarz tiplerin çoğu için ilk adımı kadının atması kolay skordan başka bir anlam ifade etmez. kadınların karşı cinsle ilişki konusunda ciddi bir avantajı var (insanları puanlamanın doğru olmadığını düşünsem de bir şey anlatmak için kullanıcam şimdi) 5-6/10'luk bir kadın bile 8-9/10'luk adamları çok çaba harcamadan tavlayabilir. bunun büyüsüne kapılıp gözü yükseklerde gezen çok kadın da oluyor ama bu tavlama sağlam temellere dayanmayan bir tavlamaysa (arada iyi bir arkadaşlık ilişkisi, gerçek bir elektrik vs. yoksa yani) genelde hüsranla sonuçlanır. erkek için de geçerli aynısı da erkekler zaten kendisinden çok üst ligde olan bir kadını bahsettiğim sağlam temeller (veya ciddi bir ekonomik güç) olmadan tavlayamıyor genellikle.
0
semaforo de medianoche
(25.10.24)
Bana ilk adımı, hatta 2 ve 3. adimlarida atan bir kadin ile 5 yıllık beraberliğimiz oldu. Elbette bu konunun iliskinin bitmesiyle hiç alakasi yok.
0
onheil
(25.10.24)
kadın çabaladığı ile kalıyor adam adam değilse, zorla zorla bir yere kadar kadın genelde sonunda tükeniyor ilişkiyi ayakta tutan olmaktan, erkeğinde işine geliyor
0
eja
(25.10.24)
Ben varım, ilk adımı eşim attı, beni o ısındırdı ilişkiye. 5 yıldır evli ve mutluyuz iyi ki hayatıma girmiş.
0
mirty
(26.10.24)
oldu. Fakat erkeğin bakış açısını iyi anlaman lazım (ki kadınlar bunu rahatlıkla yapabilir bence) gerçekten hoşlandı değer vermeye başladı mı, yoksa "hazır yürüyen var biraz sevişelim" mi dedi. İkinciyse biter.

"çaba gösterdiği"
bu sevmeyen adamı sevdirmeye çalışmaksa, olmaz o. Ama kadın flört başlattı, sonra karşılıklı devam ettiyse güzel işte.
0
nhk ni youkosu
(26.10.24)
(5)

Kira artışı sonrası bizi ne bekliyor

denemeyanilma
Merhaba arkadaşlar, iki sene önce Kartal'da ev tuttuk 6.500'egeçen sene ise ev sahibi %25 zammı kabul etmediğini söyledi. biz 10 bine razı olduk. Bu sene ise 18 bin kira istedi, biz de kabul etmeyip 16.500 göndereceğimizi söyledik. Sözleşmede 12 aylık Tüfe yazıyordu. Şimdi ev sahibi bize ne yapabili
Merhaba arkadaşlar, iki sene önce Kartal'da ev tuttuk 6.500'e
geçen sene ise ev sahibi %25 zammı kabul etmediğini söyledi. biz 10 bine razı olduk. Bu sene ise 18 bin kira istedi, biz de kabul etmeyip 16.500 göndereceğimizi söyledik. Sözleşmede 12 aylık Tüfe yazıyordu.



Şimdi ev sahibi bize ne yapabilir? biz ne yapmalıyız?
0
denemeyanilma
(07.08.24)
Tahliye taahhütnamesi imzalamadıysanız hiçbir şey yapamaz. Kirayı bankadan, açıklamaya kira yazarak yollamaya devam edin. Benimkiler de aynı oranı istedi, %65.07'nin üzerine çıkmam dedim. Evi satacaklarını ve bu durumun "beni zorda bırakacağını" söylediler. O sizin bileceğiniz iş deyip kapattım, birkaç haftadır ses seda çıkmadı.
0
aloha snackbar 3
(07.08.24)
tahliye taahütnamesi yok, dolar bazında baktım 6500 TL kira, şuanda dolar olarak kalsa 12 bin civarı ediyor, dolar bazında bile artmış ne istiyorlar merak ediyorum
0
🌸denemeyanilma
(07.08.24)
Benimki de öyle. Dolar bazında ilk çıktığım günün 3 katı oldu en son. En son çocuğunun rızkını yemekle suçluyordu. Güya benim yüzümden özel okul yerine devlet okuluna yollamak zorundaymış. Beni çıkarıp yeni birini alsa alacağı para maksimum 2-3 bin lira daha fazlası bu arada. Bazen söylediği şeylerin doğruluğuna samimi olarak inanıyor mu acaba diye düşündüğüm oluyor.
0
aloha snackbar 3
(07.08.24)
@aloha geçen sene 10'u kabul etme sebepleri okul aylık ücretini karşılamasıydı, bu sene karşılamıyormuş, bize ne değil mi? okulla konuşsunlar
0
🌸denemeyanilma
(07.08.24)
15 gönder yeter .
0
jamswety
(07.08.24)
(24)

Birinin ölmesini istediniz mi hiç?

sekizdokuzon
Ben bugün istedim ve 37 yıllık hayatımda ilk kez birinden iliklerime kadar nefret ettim. Odadaki sineği peceteyle öldürmeden dışarı atan bir insanım ama sanırım bu insan yeryüzünden eksilse herkesin hayrına olur.Negative vibe için özür dilerim, iki buçuk senedir hayatımı alt üst eden, benden her tür
Ben bugün istedim ve 37 yıllık hayatımda ilk kez birinden iliklerime kadar nefret ettim. Odadaki sineği peceteyle öldürmeden dışarı atan bir insanım ama sanırım bu insan yeryüzünden eksilse herkesin hayrına olur.

Negative vibe için özür dilerim, iki buçuk senedir hayatımı alt üst eden, benden her türlü faydalanan bir anası vesikalı sinirlerimi allak bullak etti. Bazı insanlar sanırım ölmeli ya. Özellikle bunları niye seviyoruz, kurtarmaya falan çalışıyoruz? Dümdüz ölsün.
0
sekizdokuzon
(04.06.24)
Yok istemedim. Ölmekten beter etmek tercihim genelde. Hayırdır sana noldu?
0
numlock
(04.06.24)
Anlatırsam ne kadar aptal bir insan olduğum anlaşılır. Kısaca bahsettiğim zaman zarfı boyunca fiziksel ve psikolojik şiddete uğradım, ülke değiştirmeme rağmen peşimi bırakmadı ve beni hala bir şekilde kullanmaya yüz buluyor. İnanamıyorum ya. İnanamıyorum. Üstelik beni güzel ve çekici bulmuyor bu adam. Paramı yiyor, aşk vaadiyle kandırıyor. Ya çok özür dilerim, sabahtan beri sinir krizlerindeyim. Çok özür dilerim ama kafama s*çayım ya, kimse mi sevmedi seni. Lanet olsun şu çocuklarınıza ilgi, sevgi gösterin. Her sevgi vaadine tuzlukla koşmasınlar. Kahroluyorum kendime, lanet olsun cidden.
0
🌸sekizdokuzon
(04.06.24)
evet. buna hayir diyen yalan söyler.

keske hic olmasaydin hayatimda, keske seni hic tanimasaydim demek bile keske yok olsaydin in mild versiyonlari.
0
robert bosch
(04.06.24)
çoook
0
jülsezar
(04.06.24)
Evet istedim ben de sıradan kendi halimde zararsız bir insanım oysa

Senin durumun için de aptallık ettiysen ettin, her insanın hayatta farklı tekamül anları var, sen de bunu aştın, bundan sonra hem onun hem başkasının ekmek kırıntılarını farkedip önemsemezsin
0
grimavi
(04.06.24)
Yasadiklarinizda, size dusen sorumlulugu almayi deneyip, sefkatle ve durustlukle kendinize bakarsaniz karsinizdaki insanin olmesini istemek yerine kendiniz icin daha saglikli bir yasam istemeye baslayabilirsiniz.
0
kassiopeia
(04.06.24)
Ben yine daha sağlıklı bir verisyonuma dönüşeyim o başka birine zarar vermeden ölsün istiyorum ya. Hümanistlik buraya kadarmış. Ne geldiyse başıma herkesi eşit düzeyde iyi ya da kötü sanmaktan geldi. Ama öyle insanlar varmış ki, aklım havsalam almıyor bu kötülüğü. Neden? Burada onda öyle görmüş, öyle çevrede yetişmiş, o ihtiyaca cevap versin diyeceksiniz ama bu insanlar sistemli manipülasyon ve beyin yıkamayla onlarca insanın belki de hayat ışığını söndürüyor. Bununla evlendiğimi düşünsenize, öldürülebilirdim. Gerçek kötüyl3, gerçek tiranla gözünüzü seveyim empati yapmayalım. Bunlardan besleniyorlar. BU söyledikleriniz onları daha iyi bir insan yapmıyor, sizi daha kolay av haline getiriyor. Çok büyük paradigma sarsıntısı yaşıyorum.
0
🌸sekizdokuzon
(04.06.24)
Kimin kime zarar verdigine, verecegine siz karar veremezsiniz. Bir insanin size iyi gelmemis olmasi, onu yuzde yuz kotu biri yapmadigi gibi, sizi de iyi biri yapmaz. Size kotu gelen baskasinin o anda tam ihtiyaci olan sey olabilir. Karsinizdakinin yaptiklarina siz nasil bir kolaylastirici rolu oynadiniz onu bilmiyoruz, kendinize bakiniz. Bir iliskide iliskiyi etkileyen en az 2 kisi vardir.

Biri size iyi gelmiyorsa hayatinizdan cikarip yasama devam edin, kendi gucunuzu baskasina teslim etmis burada hic tanimadigimiz birinin olmesini istiyorsunuz.

Ne o yuzde yuz kotu olabilir, ne de siz yuzde yuz iyi. Zaten kotu ve iyi sizin kendi tanimlariniz, kendi deneyimlerinizden ve alginizdan gelen tanimlar. Yasam siyah beyazdan degil, grilerden ibaret.
0
kassiopeia
(04.06.24)
İnşallah bahsettiğim tipte insanlarla karşılaştırmazsin. Gerçekten böyle ponçik kal hayatın boyunca. Tanrıdan dileğim budur.
0
🌸sekizdokuzon
(04.06.24)
Yaşam bazen siyah ve beyaz, fakat biz bu basitliği kabullenemeyecek kadar kibirliyiz. Hayat bazen basit, iki kere iki dört. Dediğim gibi umarım o zone'da kalırsın, düne kadar ben de oradaydım ama dışarıda gerçek kötüler, avcılar, yırtıcılar var. Umarım sana ve kimseye yanaşmazlar.
0
🌸sekizdokuzon
(04.06.24)
Yaşadığın bu öfkeye tutundukça kendi ihtiyaçlarını görmezden gelmeye devam edersin. Şimdiki zamandan yani şu andan bahsediyorum. İntikam soğuk yenen bir yemektir derken lezzetsiz olmasına gönderme vardır. Kafanızın içinden geçen intikam tiyatrosunun sizi daha da öfkelendirdiğinin farkına varın. O kişi kendi ihtiyaçlarını karşılamak için (fiziksel temas, maddi güvenlik vb) sizin hatta belki de tüm dünyanın etik kurallarına uymamayı seçmiş olabilir. Bu veriyi hayatınıza yük yapmak yerine hayatınızı güzelleştirmek için kullanma seçeneğiniz de var. Haklı bulmanız, onay vermeniz gerekmiyor; neden bu davranışları sözleri gerçekleştirdiğine dair empati yaparsanız (şu an zor, öfkenin kızgınlığa dönüşmesini bekleyin) en azından netlik ihtiyacınız karşılanır. Hayat devam ediyor, yeni ilişkilerinizde incinebilirliğinizi kontrol altına almak sizin elinizde. bunun için güzel eğitimler var, insanların duygularını tanıyıp, ihtiyaç karşılama stratejilerini tespit etmek oldukça kolay neye baktığını bilirsen. Duygusal güvenliğe yatırım yaptığını düşün.
0
hasmetizm 2046
(04.06.24)
@hasmetizm2046: tüm bu iki buçuk yıllık süreç boyunca dediğiniz taktiği (deminki arkadaşa sen dediğim için kusura bakmasın) uyguladım. Vardır bir nedeni dedim, kim kötü olmak ister, bu da hayat dersidir dedim. Bir ya da iki kez dışında uğradığım onca şiddete rağmen ne suç duyurusunda bulundum ne de helallik istendiğinde geri çevirdim. Bizim bence biraz nasıl diyeyim yumuşak kaldığımız nokta şu: Bu insanlar bu deliklerden içeri sızıyorlar. Sanki artık bir kaç gün öfkeden deliye dönmem ve bu nesneden ölesiye nefret etmem lazım ki (insanıkamil değilim) henüz, İçim soğusun. Tekrar kapımı çaldığında bu öfkeyi hatirlayayim. Ya ben bana yaptığı onca kötülüğü unutuyorum. Bu aptallık olmuyor mu? Ben hayatıma zaten boyle bir öğeyi katarak çok da üst kalibrede bir hayat yaşamadığımı, patolojik düzeyde davranış örüntülerine sahip olduğumu görüyorum. Şu an aziz taklidi yapamam. Acemilik yaptım ve yem oldum. İstismar edildim, maddi, manevi sömürüldüm. Fiziksel şiddete uğradım hatta rızam dışında olduğunu şu an fark ettiğim birlikteliklere zorlandım.

Elbette kimseyi öldürecek değilim, biri gelse elinde silahla "Vur dersen vururum!" dese vur demem. Ve buradan alır yükümü yola devam ederim. Ama ölsün ya, lütfen ölsün.
0
🌸sekizdokuzon
(04.06.24)
Anlatmaya calistigim tam olarak da bu, karsinizdakinin size ne yaptigina takilmissiniz ok, ama kendi yasam oruntunuzun farkina varir, neden sinir koyamadiginiza sefkatle bakarsaniz ztn derdiniz artik karsinizdakiyle degil, kendinizi iyilestirmekle ilgili oluyor. Bana karsi dilediginiz dilekleri vs de hic uzerime alinmadim acikcasi, benimle ilgili olmadiginin farkindayim. Emin olun tek aci yasayan siz degilsiniz, hic tahmin etmediginiz insanlar hic tahmin etmediginiz yollardan gecip kendine bakmayi ogrenmis olabiliyor. Bunun hayata 'poncik' bakmakla degil, kendi davranislarimizin sorumlulugunu almakla ilgisi var. Kimse size yapilani inkar etmiyor, ancak derdiniz baskasini degistirmek ve bana neden bunu yapiyor oldugu surece pek bir yere gidemezsiniz. Asil soru ben buna neden izin verdim, benim ihtiyaclarim neler ve bu ihtiyaclarimi karsilayabilecegim insanlarla nasil saglikli iliskiler kurabilirim. Buraya yaklastikca, sikayet ettiginiz insanlari hayatiniza almamayi ve yasami saglikli bir yerden yasamayi ve kendinize (iyisiyle kotusuyle tamamen) sahip cikmayi ogreniyorsunuz. Ayrica birinin davranislarinin kokenini anlamak, vardir bir nedeni demek ya da ona empati gostermekle onu hayatiniza kabul etmek birbirinden bagimsiz seyler, biri digerinin tamamlayicisi degil.
0
kassiopeia
(04.06.24)
Tabii. Kimisinin ağzı çalışır, gerçekten düğmeye basınca ölecek deseniz düğmeye basamaz. Benim düğmeye basacağım bir kaç kişi oldu.
0
gabe h coud
(04.06.24)
Çok güzel konuşmuşsunuz, yüzde yüz katılıyorum. Böyle bir soruya büyük ihtimalle ben de böyle cevap verirdim ama gerçek hayatta kaç kişi bu ideallikte? Arada bir, üç beş kişinin girip göz ucuyla baktığı yerde birinin ölmesini tüm kalbinle ölmesini istediğini yazmak da gerçek, hayatın içinde. Yarın sabah kalkicam ve söylediklerinizi yapicam ama kimseye zarar vermeden bugünlük öfkemi doya doya yaşamak istiyorum. Yoksa kanser olurum. Yoksa kendime zarar veririm, yoksa bu yoğun duygular içimde gidecek bir yer bulamaz ve bir yıl sonra "Lan ben niye mutsuz uyandım?" derim.

İdealin hastasıyım, ben de yoga yapıyorum, ben de balık burcuyum ama insanlar ara sıra çok da ideal olmayan hislerini de ifade edebilmeli bana göre ya. Yoksa hayat cidden çok yavan bir şey oluyor. Handbook'undan oku yap. Bırakalım insanlar negatif, kabul görmeyen şeyler hissetsinler. Manyak falan değilse uyur uyanır sakinleşir zaten. Onu demeye çalışıyorum.
0
🌸sekizdokuzon
(04.06.24)
Bir de acımı başkalarının acilariyla karşılaştırmaniz hiç uygun kaçmadı. Belirtmek isterim.
0
🌸sekizdokuzon
(04.06.24)
Malum şahıs ve tayfası için her gün. Ayrıca dayım halam falan sevmediğim kişiler
0
the sound and the fury
(04.06.24)
cok, kimil zararlisi tanidigim bir suru tip var.
ama kotuler kolay kolay geberip gitmiyor.
0
cooperr
(04.06.24)
İstedim. Hatta çok fazla kişi için istedim. Bunların bir kısmı acısız, bir kısmı kıvranarak ölüm şeklinde. Bunun dışında ölmekten beter olmasını istediklerim de var. Böyle insanların hiçbirini sevmiyorum. Kıvranarak ölmesini ya da ölmekten beter olmasını istediğim kimseyi de kurtarmaya çalışmıyorum. Dümdüz ölsünler işte.
0
nawar
(04.06.24)
suçlular dahil, buna karar veremeyiz.

çok olmuştur azalarak bitse dediğim
0
baldan kaymak
(04.06.24)
ÜSt kat komşum, bir de duyurularımı sabote eden tipler. ÜSt kat komşumu polisler gelmese öldürebilirdim ama.
0
Kahvedesu
(04.06.24)
çooook
0
sizofren06
(05.06.24)
Yan komşular, üst komşular, bazı ev arkadaşları, yurtta bazı oda arkadaşları.
0
aloha snackbar 3
(05.06.24)
bizzat tanıdığım insanlar için hayır. nefret düzeyinde hissim zaten birkaç kişiye olmuştur hayat boyu. onların da ölmesinden ziyade kafalarını gözlerini patlatma isteği ağır basıyordu. çok şükür şu ana kadar ölmesini istetecek kadar beni çaresiz bırakan ve üzen birisi olmadı, umarım olmaz da. öyle bi şey olsa kendim öldürmeye kalkabilirim çünkü jdfjd
0
mark greg sputnik
(05.06.24)
(13)

türkiye'de hiç bir şeyin yetmemesi

avatar is back
yani gerçekten illallah ettirdi. yürüyüşe parka çıkıyorum her yer insan, pikniğe gidiyorum yer yok, arkadaşlarla akşamları sakin cafe aramak için çokça cafe geziyoruz, bi yemeğe gidelim desek güzel mekanın önünde 10 dk sigara içip bekliyoruz, bayrama memlekete uçak bileti bakıyorum şimdiden haftanın
yani gerçekten illallah ettirdi. yürüyüşe parka çıkıyorum her yer insan, pikniğe gidiyorum yer yok, arkadaşlarla akşamları sakin cafe aramak için çokça cafe geziyoruz, bi yemeğe gidelim desek güzel mekanın önünde 10 dk sigara içip bekliyoruz, bayrama memlekete uçak bileti bakıyorum şimdiden haftanın 2-3 günü dolmuş kalanlarda da az yer var fiyatlar uçmuş, otellere baktım ailemi götürsem mi dedim, oteller tıklım tıklım. bunları geçtim, konut yetersiz araç yetersiz neye baksam ya yetersiz ya da çok talep görüyor.

abi bu nedir ya? gerçekten ülke nüfusu 2010'da 30 milyondu da biz mi bilmiyorduk yoksa şimdi 150 milyon mu? bir arkadaşla tartıştık bu konuyu, ben biz türklerin çok ciddi tüketim düşkünü olduğumuzu ve aşırı sosyalliğe bağladım o ise, yüksek istihdam ve yüksek maaşlara bağladı, köyden kalkıp gelen hastanelerde sağlıkçı okullarda öğretmen kamuda memur, öyle ya da böyle 1500$ maaş alıyor herkes neredeyse.

cidden nedir bu ya?
0
avatar is back
(30.04.24)
Boş şeylere vaktimiz çok.
Bu bir gerçek.
Kütüphanelerin boş olduğu bir toplumda sorun da çoktur.
0
diyecevaplandı
(30.04.24)
istanbulda?
0
abuzer
(30.04.24)
bence türkiyenin en büyük problemi ve her şeyin sebebi kalabalık olması. bu yazdıklarının sebebi de kalabalık olması. hindistan, bangladeş olma yolunda ilerliyoruz
0
abelardo
(30.04.24)
İstanbul için nüfus yoğunluğu problem
0
jülsezar
(30.04.24)
Doğru cevap, tüketimin artması.

Mesela bakın, 2020’de kişi başı harcama 8.5k dolar iken 22 de 10.5k dolar olmuş.
data.worldbank.org

Bunun sebebi para basılması, bunun sonucu enflasyonun artması, enflasyon artmasına rağmen faizlerin düşük tutulması.

Türkiye’yi yokuşa süren 3 olay bu. Para basmak deyince fiziki parayı düşünmeyin sadece. Seçimden önce, toplamda 1000 dolar tutarında kredi çektiğinizi düşünün, enflasyondan dolayı geri ödediğiniz miktar 600 dolar olsun mesela. Aradaki 400 dolar para basılarak karşılandı.

Son yıllarda para basılmasının sebebi, millete para dağıtmak. Bayağı bayağı para dağıltıdı kredi ile. Sebebi ise, seçimi kazanmak. Belliki başarılı oldular.

Bu grafikte dağıtılan paranın büyüklüğünü gösteriyor mesela, kredi genişlemesini: eksisozluk.com
0
substituent
(30.04.24)
Türkiye'de yüksek istihdam ve yüksek maaş mı varmış?

İstanbul nüfusu 16 milyon, anlık insan sayısı minimum 20 milyondur öğrencisiyle göçmeniyle turistiyle, bunun %1'i dışarda olsa 200 bin insan ediyor. 200 bin insan da İstanbul'da her türlü mekanı doldurur zaten. Bu kadar basit matematiği yok sayıp "Madem ekonomik kriz var, niye her yer dolu" diye konuşmak çok tuhaf geliyor bana
0
nundu
(30.04.24)
Sen de bu kalabalıkta +1 sin. Farkında olman seni o kalabalıktan ayırt etmiyor. Gel taşraya bu kalabalık yok
0
olaylar olaylar
(30.04.24)
Bu işin çözümü cem uzan'ın dediği gibi doğu illerine kumarhane açıp hem istihdam yaratıp hem de para getirisi sağlamaktır.
0
ferenc
(30.04.24)
Arz asil problem.
0
aloha snackbar 3
(30.04.24)
birinci sebep kalabalık ve nüfusun şehirlere dengesiz dağılımı. ikincisi ise insanların boş vakit geçirmekten tek anladığı şeyin kafeye restorana gitmek olması. biz türkler para harcamadan eğlendiğimizi anlamıyoruz. illa bir şeylere para ödenmeli, hizmet alınmalı, şımartılmalı, o tatmin duygusu yaşanmalı. insanlara da hak veriyorum, büyük şehirlerde yapacak bir şey yok. doğru düzgün doğa yok, doğa olsa ulaşım yok, ulaşım olsa her yer tesisleşmiş, vs. vs.
0
sir gawain
(30.04.24)
Vallaha paris'e gittiğimde ben de kalabalık diyorum, bunun gibi bir de lyon dedim onun dışında demedim. Oralarda da her yer dolu. Bunun sebebi nüfus yani. İstanbul'a bakan birinin herhangi bir şekilde araştırma yapmasına gerek yok, gereksiz kalabalık yer. Yaşanacak bir tarafı yok.

Bu sebepten buraya yigilmamaliydi ama hükümetler bu yolu seçti. Her şey oraya yigdi malum inşaat. Yoksa İstanbul'daki hayat biraz başka şehirlere yayilsa bu sorun olmayacakti.

Ha bu arada Türkiye gibi enflasyon tavan ülkelerde harcamanin artmasi da normal. Bugün 100 liraya yediğini 2 ay sonra 150 liraya yiyeceksin. E zaten ne araba ne ev alinabiliyor, hobi desen para, yurtdışı gezmek para. Yani insanlar ya eve tikilacak ya elinde olup bir şeye yetmeyen parayi harcayacak.

Türkiye'de çok para var diyen kendi çevresine bakıp bunu söyler. Yüksek istidham ve yüksek maaş. Maşallah sanırsın almanya. Şu an devlet para alıyor o kadar.
0
logisticsmanager
(30.04.24)
turkiye kaldirabileceginden cok nufusa sahip. sehirler korkunc. allah askina ankara kalesine cikip etrafa bir bakmanizi tavsiye ederim. manzara hindistan'in aynisi.

cayyolu'na guya varliklilar gitti tasindi. gidin google maps'ten bir uydu goruntusune bakin. parsel parsel arsa ceviren site dikmis, hicbir mantigi olmayan butunluksuz cirkin yapilasmalar olusmus. bunun fakirlikle alakasi yok. 1930'da turkiye alman sehir planlamacilarina sehir tasarlatiyordu. simdi ise kolay ve hizli rant kapisi aralandi. mafyalasma her yerde. ulke en son bir plana gore yonetildiginde 2002 sonrasi kemal dervis planlari takip ediliyordu.

biz 10-15 sene once universitede bunlari tartisirdik ve kalbim sikisirdi uzuntuden. korkarak anlattigimiz her sey oldu.

ileride ne olur? turkiye ayni iran, pakistan gibi devletin guclu oldugu ama halkin fakirlikten agzinin koktugu bir yer haline gelecek. kendini devlete hizalayan guclenecek, alip yuruyecek. memurluk ve mafyalik ulke gencligine sunulan opsiyonlar olacak.
0
antikadimag
(01.05.24)
Genelde büyükşehirlerde bu şekilde sebeplerini yorumlamak haddim değil fakat gözlemlerim ve tecrübelerime göre Türkiye'de insanların ekonomik durumu iyi yemeyi içmeyi ehli keyfi lüksü ve gösterişi seviyorlar insanlarda gereksiz bir araba sevdası var kadınlar estetik ve para düşkünü ve sokaklarda çıplak gezerek bedenlerini teşhir ediyorlar yazdıklarım gözüme batanlar genel gözlemler istisnalar kaideyi bozmaz. Benim tahminime göre Türk halkı sosyal medyadan, dizilerden , sosyal platformlardan kontrolsüz bir şekilde etkileniyor bunların hepsi pr'ın etkileri. Bu durum aynı zamanda istatistiki bir veri olmasa da Türk ekonomisinin ne kadar canlı olduğunun bir göstergesi olarak kabul edilebilir. İstanbul yaşanacak bir yer değil Bu arada köyden kente göç 90'lı yıllarda bitti.
0
doharkoman
(01.05.24)
(23)

eksisozlukte yazarlari engellemek iyi mi kotu mu size?

buenosdias
eskiden sevmedigim goruse sahip yazarlari engelliyordum. ama sonra baktim ki nerdeyse gundem olan her 10 basliktan 7'sinin ilk 2,3 entrysi gorunmuyordu. bu da sinir bozucuydu. mantikli dusununce yanlis geliyor. bir insani tek basligi ile yargilayip susturuyorum gibi..belki adamin baska alanlarda isi
eskiden sevmedigim goruse sahip yazarlari engelliyordum. ama sonra baktim ki nerdeyse gundem olan her 10 basliktan 7'sinin ilk 2,3 entrysi gorunmuyordu. bu da sinir bozucuydu. mantikli dusununce yanlis geliyor. bir insani tek basligi ile yargilayip susturuyorum gibi..belki adamin baska alanlarda isime yarayacak, hosuma gidecek faydali entryleri vardir.... simdi yeni uyelik yaptim. herseyi gorebiliyorum.

acaba engellemeye devam mi edeyim bilemedim? siz ne dusunuyorsunuz.
0
buenosdias
(29.04.24)
İnsanları neden engellediğinize bağlı. Çok troll var mesela onların diğer görüşlerini okumak size bir şey kazandırmayacaktır. Belki arada kaldıklarınız için not alabilirsiniz baktınız farklı konularda görüşlerine not almaya başlıyorsunuz o zaman engellersiniz.

Bir de birisini engellediğinizde onu susturuyormuşsunuz gibi düşünmeyin, suseri uçurmuyorsunuz ki o yazmaya devam ediyor okuyan da okuyor.
0
peki madem
(29.04.24)
ben engellemiyorum bırak mal ne yazarsa yazsın diyorum.
siyasi görüşünden dolayı küfür edeceğim adam bambaşka bir konuda bana çok yardımcı olabiliyor.
0
OgutucuRecep
(29.04.24)
engelliyorum nickaltımda engellediğim troller yazmış hatta öncemesaj atıp kudurtup sonra engelliyorum, özellikle aktrolleri engellemeye 10 dk harcıyorumdur her gün. eklentiler çok işe yaramadı gördüğümü salak salak konuşanı amaçsız anket dolduranlarıda engelliyorum
0
eja
(29.04.24)
politik gorusu nedeniyle genellikle engellemiyorum, gorusune katilmayabilirim ancak dediginiz gibi baska alanlarda enteresan bilgi verebilirler. engelledigim yazarlar genellikle kadinlara ve lgbt bireylere karsi nefret dolu basliklar acan/entryler giren kisiler oluyor, ya da yine bu anlamda kendi kucucuk dunyalari ile 'dahice' tespitler yapan kisiler oluyor. bu kisilerin baska alanlarda verebilecegi bilgileri bilmem gerekiyorsa evrenin bana baska yollarla ulastiracagina inaniyorum. zira bu tur entryleri gormek benim ruh sagligim icin daha zararli. varsin bunlarin en begendigi kiyida kosede kalmis 10 filmi de bilmeyivereyim.
0
kassiopeia
(29.04.24)
AKP'li ve dinci bir insanın, yukarıda bahsedildiği şekilde başka bir konuda bana faydalı olmasi bu sebeple onu engellememek imkansız. Onun bakış acisina ihtiyacim yok, onun bakıp gördüğü bir şeyin bana faydalı olması mümkün değil.

Her şeyden önce siyasi görüş ve dünya görüşü önemli. İlk üye olduğumda 15-20 sene önce umrumda değildi, çok uzun yillar kimseyi engellemedim. Ama son yıllarda korkunç bir radikallesme var AKP'lilerde. Ve her zamanki eleştirileri siraladigimda cimere şikayet ederimler bir kenara ölüm tehdidi bile gönderen oluyor. Ilımlı ılımsız fark etmeden AKP'liyse veya dinciyle direkt engelliyorum neden bahsettiğinin bir önemi yok.
0
sanguine
(29.04.24)
Ekşi sözlükte senelerce mal listemde 3 kişi vardı, ne zaman ki aktroll'ler azıttı, şu an binlerce engelli vardır.

Olması gereken sözlük yönetiminin dik durup hepsini şutlaması ama sonra gidip sözlüğü kapatıyorlar, bet sitelerine dönüyor iş. Binlerce hesabı kontrol edenlere baksan da bir avuç hain bebe.

Özetle engellemek iyidir, en azından bir gün dik duracak olurlarsa engelli listelerini kullanıp tek bir satır kodla hepsini temizleyebilirler.
0
kimlanbu
(29.04.24)
Karşıt görüş başka, aktroll başka önce bu ayrımı yapabilmek lazım.

Aktroll denen kitle organize bir şekilde insanları ve dahası sözlük gündemini manipüle etmeye çalışan Prof bir yapı. Yani merak etme bu insanları engelleyerek hiçbir şey kaybetmezsin. Atıyorum bilim kanalında, sinema, müzik vs zaten bir entrysi yoktur herifin:)

2.si de üslup. Sadece futbol fanatikleri değil en entelektüel konularda bile insanlar saçma bir şekilde kamplasip karşısındaki herkese her şeye sovebiliyor. Bunları da kesinlikle affetmiyorum.

3. Astral seyahate inanan, Evrim karşıtı böyle aciklayamadigim luzumsuz bir tayfa var. Bunları da engelliyorum anında.
0
makbur
(29.04.24)
engelliyorum. başlıklarını engellemiyorum. çok lazımsa log out olup başlığa bakıyorum.
0
gabe h coud
(29.04.24)
irkci, ayristirici, cinsiyetci, nefret dolu söylemleri, gereksiz erotizm icerigi olanlari bazen engelliyorum.
bir sey kacirdigimi düsünmüyorum.
0
robert bosch
(29.04.24)
engellemeden olur mu,

- atatürk hakkında karalayıcı yazı engelle geç.
- terörist, dersimci, soykırımcı engelle geç.
- aktroll, oktroll, boktroll engelle geç.
- sikimsonik ünlü ile ilgili paylaşım engelle geç.
- ad hominem yapanları (özellikle siyasi başlıklarda) engelle geç.
- xx.xx.xxxx tarihli lig maçları engelle geç.
- kadınlar şöyle böyle diyeni engelle geç(buna karşı yine erkekler de şöyle yazanı engelle geç).
- herhangi bir kutsala sallayanı engelle geç.
- şu işsiz kalacak bu işsiz kalacak tayfada spesifik yavşaklar var o tayfayı engelle geç.
- istenmeden ref link paylaşanları engelle geç.
- gerçekleşmemiş olay hakkında başlık engelle geç.

daha da aklıma geldikçe eklerim, bunları engellemeden sözlüğe bakınmak adblocksuz internette gezinmeye benziyor.. çoğu başlığın ilk 2-3 entrysi kayıp zaten bende zamanında başlıklarını engelle yapmadığımdan, düzeltmesi de çok zor oluyor sonra.

bir de özel mesaja sen'li şekilde yazanları yine engelle geç.
0
gule gule
(29.04.24)
Başkalarının fikirlerine göre hareket edecekseniz, benim fikrime göre iyi değil hatta kötü. Ben olsam engellemezdim katılmadığım fikirlere dahi tahammül ederdim. Farklı fikirlere açık olmak lazım. Not: Engelleme içgüdüsünün arka planında sanırım değişim korkusu yer alıyor
0
doharkoman
(29.04.24)
Terör örgütü (PKK, Hizbullah, FETÖ, DHKP-C, Adnan Oktar vs) sempatizanları,
Kötü trol olup açtığı başlıkla insanları birbirine düşürmeyi amaçlayanlar, (Benim tuttuğum takım, desteklediğim siyasi görüş vs olması hiç fark etmez, derhal engellerim. Eskiden trollüğün bir adabı vardı, artık yok.)
Düz dünyacı - aşı karşıtları,
Spiritüalizm, doğu mistisizmi ve benzeri şeyler meraklısı olup ipe sapa gelmez şeyler anlatanlar,
Herhangi birine karşı yazdığı entryde hakaret içeren ifadeler kullananlar,
Boş başlıklar açanlar, (Özellikle sosyal medyada etkileşimi arttırmak için yapılan ünlü kişilerle olan tartışmaların sözlüğe başlık olarak taşınması durumundan bahsediyorum)
Anketçiler,
Nefret söyleminde bulunanlar, (genelde ırkçı ya da cinsiyetçi söylemler üzerinden somutlaşıyor)
Halkı kin ve düşmanlığa tahrik edenler,
Haddini bilmeden, terbiyesiz bir üslupla özel mesaj gönderenler,

Başta olmak üzere pek çok yazarın hem entrylerini hem de başlıklarını derhal engelliyorum. Bir kullanıcıyı sadece karşıt görüşte olduğu için engellemem. Örneğin "XXX gerekçelerle aşı yaptırmadım, yaptırmayı da düşünmüyorum." demesi benim için engelleme nedeni değildir ama "Aşı yaptıranlar gerizekalıdır." ya da "Aşı yaptıranlar X süre sonra ölecek." gibi ifadeler kullanıcıyı ışık hızıyla engellemem için yeterlidir.

"X partisine/kişisine oy verdim zira Y politikalarından çok memnunum." demesi istediği kadar karşıt görüş olsun, benim için engelleme nedeni değildir ancak bu düşüncelerini diğer parti ya da adaylara hakaret eder şekilde ifade etmesi derhal engel nedenidir.
0
10551037
(29.04.24)
Sözlüğü 4te 3ü engelli +1

Benden başkalarının da deneyimlemiş olmasına sevindim, dediğin gibi gündem olan başlıkların ezici çoğunluğu engellediğim tipler tarafından açılıyor. Bu da bu başlıkların kasıtlı açıldığının göstergesi, sözlük gündemi suni olarak belirleniyor.

İlla aktroll olmak zorunda değiller, gule gule'nin söylediği konularda ayrıştırıcı ve kışkırtıcı fikri olanlar da engelli bende. Mesela maç başlığında gs'ye fetöcü, koç ürünlerini boykot ediyoruz vs diyenleri de engelliyorum.
Yahu bunu diyen adamın başka konudaki fikri niye önemli olsun benim için. Yazacağı max bilgi onedio'dan çaldığı ilginç bilgiler aparması olacak.

Kaldı ki sıradan insanların fikirlerini merak etsem twitter kullanırdım, ekşinin bir artısı yok bu anlamda.

Ben badi ekliyorum değerli birilerini gördükçe, onların entrylerini okuyorum.
0
Bruce
(29.04.24)
eskiden kimseyi engellemiyordum, eskiden...
fikir özgürlüğü mü dersiniz, bozuk saat bile günde 2 kez doğru gösterir mi dersiniz bilemem ama kimseyi engellemezdim.
ancak bir noktadan sonra boş yapan o kadar arttı ki sadece okuması bile büyük zaman kaybı oluyordu. bir de ciddiye alıp vakit ayırmaya kalksam ömrümden boşa giden zamana yazık.
tek başlıktan/entryden engellemiyorum. beni huylandıran bir şey görürsem profili açıp bakıyorum, tek tük mü yoksa hep mi saçmalıyor diye. boş yapmaya adanmış hesaplar kendini belli ediyor zaten ve engelliyorum.

o kadar yazmışım da şimdi baktım 15 kişi engellemişim, daha fazla sanıyordum..
0
late viper
(29.04.24)
Engellemek istemiyorum fakat maaşlı troller cidden can sıkmaya başladı. Adam partisi lehine başlık açıyor, diğer troller de 1 dakika içinde entry giriyor. Bayadır sözlükte gündem takibi yapmıyorum, merak ettiğim bir konu varsa başlığa uçuyorum.
0
Erestor
(29.04.24)
biri direk mesajla kufur etmedikce engellemiyorum, umrumda degil.
bunlar engelle engelle bitmez cunku, ayrik otu..
0
cooperr
(29.04.24)
Yani kaç kişi engellediğimi bilmiyorum. Bunun sayısına bakabiliyorsak biri söylesin, bakıp güncelleyeyim bu yazıyı. Engelle engelle bitmiyorlar. O yüzden "bu hali ile bile Ekşi Çöplük olduğuna göre demek ki engellemesem nasıl bir lağım olacak" diyorum. Hiçbir şey kaybettiğimi düşünmüyorum. Aksine engelleme kriterlerimi genişletiyorum. Kimsenin düşük zekalı ve salt küfür içerikli entrylerini göremedim diye üzülecek değilim.

Kaldı ki başkalarının fikirlerine de o fikirler objektif bir şekilde düşük zeka ürünü* ise saygı duymak zorunda değiliz. Engeli bas, geç.

* eksisozluk.com
0
nawar
(29.04.24)
rahatsız edeni, trollü engellersiniz tamam. hadi hoşuna gitmeyeni de engellersiniz ama hoşunuza gitmeyen herkesi engelliyorsanız bu ciddi bir sıkıntı. tahammülsüzlük. geçen biri yazmış şu kadar bin kişi engelledim diye. bu baya hastalıklı bir kafa yapısı. ondan sonra toplumda neden kutuplaşma var. bu zihniyetle uzlaşılmaz ki. her farklı düşünceye engel basıyor.
0
blackkmamba
(29.04.24)
Kimseyi engellemiyorum zira sozlugu okumuyorum. %95 cop yazar. Ya hepsini engellemem lazim, ya da hic bakmamam lazim. Ikinci secenek daha efektif.
0
hot potato
(29.04.24)
bu arada kusura bakmayın da bu kadar çok kişiyi engelliyorsanız iktidar olsanız muhalif gazetecileri içeri atarsınız :D hiç inkar etmeyin. aynı zihniyet çünkü. beni de çok engellediler ama küfür falan yoktu. tartışmada cevap veremeyince basıyorlar engeli.
0
blackkmamba
(29.04.24)
Bütün sözlüğü engellemekle uğraşacağıma sadece badilere eklediğim kişilerin entrylerini okuyordum. Yeni badileri de mevcut badilerin beğendikleri entryler üzerinden buluyordum. Ha bir süredir sözlükten gündem takip etmeyi tamamen bıraktım tabii.
0
aloha snackbar 3
(30.04.24)
Siz ekşi sözlükteki ifade özgürlüğüyle ilgili adaleti sağlamakla görevli bir pozisyonda mısınız? Sanmıyorum. O halde neden kişisel alanınızı kurmayasınız? Bu da sizin kendi özel alanınızdaki hakkınız.

Zaten sözlüğü ne için kullandığınıza göre belli bir grubu komple de engelleyebilirsiniz. Atıyorum siz ekşi sözlüğü sadece teknolojik incelemeler için kullanıyorsunuzdur elinizden geliyorsa kalan herkesi engelleyip sadece teknoloji incelemesi yazanları bırakabilirsiniz yani, siz engellediniz diye kimsenin ifade özgürlüğüne halel gelmiyor ki :D bu hususa dikkat etmesi gereken kişiler sözlük yönetimi. Sizin gibi diğer insanların da orada içerik üretmeye hakları var. İşin özgürlüklerle ilgili kısmı burası. Ancak sizin de onların hangilerini görmek istediğinize karar verme hakkınız var. Bu durum diğerlerinin ifade özgürlüğünü engellemez ya da zararlı bir durum da yaratmaz.

Bu kadar büyütmeyin olayı, şaşırdım yorumların bazılarına :D

Siyaset konuştuğunuz ayrı bir mecra vardır, ekşi sözlüğe geldiğinizde kafanızı rahatlatıp biraz başka şeyler görmek istiyorsunuzdur. Sorun ne bunda? Ya da hiç konuşmak istemiyorsunuzdur. Yapmayın lütfen.
0
akhenaten
(30.04.24)
Ben farklı fikirleri de takip etmek, iletişimde kalmak istediğim için KÜFÜR EDENLER HARİÇ kimseyi engellemiyorum.

Çok faydasını da gördüm. Pek çok yanlışımı düzelttim, pek çok yeni şey öğrendim.


.
0
kartallar yuksek ucar
(30.04.24)
(3)

Twitterda bir kullanıcının tüm tweetlerini nasıl indirebilirim?

Coyote
Redditte https://github.com/twintproject/twint bunu kullananları gördüm ama hiç aşina değilim bu tür şeylere. Yardımcı olabilecek varsa çok teşekkürler!
Redditte github.com bunu kullananları gördüm ama hiç aşina değilim bu tür şeylere. Yardımcı olabilecek varsa çok teşekkürler!
0
Coyote
(06.03.24)
öncelikle python 3.6+ yoksa indirin, sonra terminale aşağıdaki komutu girin:
pip3 install twint

tweet_scrap adında python file/Script oluşturup, aşağıdaki kodu yapıştırın.
-----

import twint

username = "target_user"

c = twint.Config()
c.Username = username
c.Store_csv = True
c.Output = f"{username}_tweets.csv"

twint.run.Search(c)

-----

target_user kismina tweetlerini istediğimiz kişinin adresini yazıyoruz mesela donaldtrump için realDonaldTrump.

en son terminale python3 tweet_scrap.py yazıp çalıştırın.

github sayfasında zaten tüm commandleri wiki'sine koymuş istediğiniz gibi oynayabilirsiniz. ayrıca github sayfasındaki requirementlarda eksiğiniz varsa pip3 install x şeklinde halledebilirsiniz.
0
gule gule
(06.03.24)
O proje 3 sene önce terk edilmiş. @gule gule'nin attığı script de çalışmıyor. Nitter bile cortladı twitterdan veri çekmek imkansıza yakın şu anda. Bir ihtimal parasını öderseniz API erişimi verirler:
developer.twitter.com
0
aloha snackbar 3
(06.03.24)
yukarıdaki yazdığım kodu denemedim outdate olmuş olabilir. aşağıda paylaştığım notebook tweetleri çekiyor fakat limitlemeler var sanırım @aloha'nin dedigi gibi çünkü 4. snippetta arada çekmediği zamanlar oluyor anlamayadım bakacağım tekrar.

colab.research.google.com
0
gule gule
(06.03.24)
(16)

Nazar hakkında ne düşünüyorsunuz?

UriahHeep
Ben nazara inanmamaya çalışan ama kurtulamayan biriyim. Hayatımda benim kadar nazar değen bir insan görmedim iyi giden her işim ya da cisim başkasının öğrenmesiyle veya kendimce iyi gidiyor dememle bozuluyor. Çaresini bulamadım çok zor durumdayım.Bir de üstüne üstlük çok haz etmediğim ama görüşmek z
Ben nazara inanmamaya çalışan ama kurtulamayan biriyim. Hayatımda benim kadar nazar değen bir insan görmedim iyi giden her işim ya da cisim başkasının öğrenmesiyle veya kendimce iyi gidiyor dememle bozuluyor. Çaresini bulamadım çok zor durumdayım.

Bir de üstüne üstlük çok haz etmediğim ama görüşmek zorunda olduğum biri benim bu hassasiyetimi öğrenip benden bir şeyler gizlemeye çalışması beni iyice nefret ettirdi. Birisi neden böyle bir şey yapar ki?

Akraba sayılırız yaptığı şu:
/eee araba al artık böyle kiralamayla uğraşma. (Tamamen iyi niyet)
\yaa bakacağız kuzenle bir galerilere filan. (Deyip ertesi gün sıfır araba aldı)

Bir insan sıfır araba almaya bir günde karar verir mi çok zengin değilse? Böyle şeyler işte.

Aynı kişi bir işte çalışıyor ve memnun olduğunu iyi kazandığını biliyoruz. Ya ben adamı görünce insanım iletişim kurmalıyım değil mi? Ne soracağım?
Nasılsın işler nasıl gidiyor vs. //// Bu adam her zaman işini kötüler ve her sorduğunuzda iş arıyordur. Ancak asla öyle major bir durum yoktur ortada.

Ben ne yapayım ben bunlar gibi yapamam.

Nazara inanmayan ya da saçma bulan ayrıca korkan da yazsın lütfen.
0
UriahHeep
(09.02.24)
Ben de sıfır araba almaya bir günde karar verdim valla. Bir de şöylr bir surum var araba almaya gidicem yarın dersin istesiğin model olmaz istediğin fiyata ğnmez alamaz geri sönersin sonra çevrene şöyle oldu böyle oldu diye ağlar durursun, onu yaşamak istememiştir.

Öte yandan İşi gücü iyi gidip de haybeye yakınan s*kiklerden ben de hazzetmem ama bu iki kişiyi biye bu kadar ciddiye aldınız. Öyle çok önemli insanlar gibi de değil belli ki. Bu arada size nazar değiyor diye karşınızdaki kişi alım satım işlerini niye tamamen açıklamak zorunda olsun ki.
0
herp
(09.02.24)
İnanmiyorum tabii ki nazara falan.
0
ahm1
(09.02.24)
Verdiğiniz örneklerin nazarla ne alakası var hiç anlamadım. Anlattıklarınızdan karşıdaki kişinin ketum biri olduğu dışında bir sonuca ulaşamadım ben.
Araba alacakmış, söylememiş. 1 günde araba almaya karar vermeyeceğine göre size söylemek istememiş, belki de kimseye söylememiş. Sizle konuştuğu ertesi gün de belki beklediği, haber saldığı vs bir yerden haber gelmiştir, gitmiş almıştır.
İşini sorunca da iyi gidiyor memnunum dememiş, kötü gidiyor demiş. En fazla yalan söylemiş deriz burda da.
Nazar nerde cidden samimi olarak soruyorum? Bu hikayede nazar kime değmiş tam olarak?


Ayrıca nazarın tabi ki de inanılacak bir tarafı yok. Bana biraz kendini fazla önemsemek gibi geliyor.
0
pianeta
(09.02.24)
Nazar var.
Ayrıca verdiğin örnekler konuyla ilgisiz.
0
diyecevaplandı
(09.02.24)
Nazara inanmıyorum. Nazar iki alakasız şeyin alakalıYMIŞ gibi yorumlanmasından ibaret. Yani temelde iki alakasız zaman çizgisi var, sizinki ve diğer kişininki. Nazara inananlar sırf bu iki zaman çizgisi bir yerde kesişti diye yoktan anlam var ediyor.

Birine "yarın iş görüşmem var" demeniz ile o iş görüşmesinde çuvallamanız arasındaki hiçbir ilişki yok. İşi alamamanız sizin o pozisyon için yetersiz olmanız, İK'cının aradığı niteliklerin farklı olması, sizden bir önce mülakata giren kişinin daha iyi bir aday olması, başkasının araya torpil sokması vb. gibi nedenlerdendir. Ama size çuvallamanızın nedeninin bunlardan hangisi olduğu açıklanmadığı için, siz açıklayabildiğiniz (çünkü bizzat yaşadığınız) bir şeye atfetmeye çalışıyorsunuz, bu da bir gün önce rastgele bir insana bu mülakatten bahsetmiş olmanız.
0
fotrsapka
(09.02.24)
Nazar kesinlikle var. Yeri geliyor insanın kendine bile nazarı değiyor.

Nefesine güvendiğiniz, sevdiğiniz bir büyüğünüz arada bir okusun üflesin sizi.

Rahmetli ninemin nefesi çok iyi gelirdi bana.
0
anaphylacticshock
(09.02.24)
Algıda seçiciliği bir kenara bırakıyorum. İnsanların gözünden çıkan sihirli ışınların diğer insanlara kötü şans getirme ihtimali, insan psikolojisinin zannettiğimizden daha karmaşık olması ve bilinçli olarak fark etmediğimiz onca detaydan etkilenerek eylemlerimizi buna göre belirlememiz ihtimalinden çok daha düşük.
0
aloha snackbar 3
(09.02.24)
@jjj 3 +1

Nazar yok.
0
nawar
(09.02.24)
Verdiğim iki örnek nazarla şu şekilde alakalı. İşine nazar değmesinden korktuğu için her zaman kötülüyor. Sıfır araba almaya gidecek ama bunu söylemiyor çünkü nazar değecek ve aşamayacağını düşünüyor. Araba konusunda kendini öyle bir gösteriyor ki örneğin 94 lada Samara alacak sanıyorsun. Ama 2024 orta segment bir araba alıyor.
0
🌸UriahHeep
(09.02.24)
Hocam insanlar yaşayıp anlam veremedikleri durumları anlamlandırmaya çalışırlar. Eğer konu hakkında yetkin bilginiz varsa, ya da dünyadaki ortalama eğitim seviyesi olan şeyleri anlamdırmaya yetiyorsa olan şeylerin ne olduğunu bilirsiniz.

Bundan birkaç yüzyıl önce insanlar nelere inanıyordu, şimdi gülüp geçiyoruz.

Nazar da böyle bir şey. Eğer siz insanlar tarafından kolayca manipüle edilebilen, ya da özgüvenini kolayca kaybedebilen bir yapıdaysanız ve insanlarla etkileşiminiz sizde bunlara sebep oluyorsa ya özgüveninizi geliştirmeye yönelik bir uğraş içine girersiniz ya da bu sorunla yüzleşip üstesinden gelmek yerine nazara sığınıp bu olayları bastırıp insanlarla daha az paylaşıma girme yolunu seçersiniz.

Ortada doğaüstü bir güç yok, siz ve etrafınızdaki insanlarla olan etkileşiminiz varsınız.

Tabi bu tip şeylere inaancınız varsa bir de işin içine self-sabotaj olayı giriyor. Eğer siz bir şey gerçekleştiğinde sonuçta kötü bir olay geleceğine yeterince inanırsanız o kötğ olayın gerçekten olmasını sağlarsınız.

Bence nazarı bir kenera bırakıp kendinize odaklanın.
0
akhenaten
(09.02.24)
ben nazara inaniyorum ama, mesela unluler, sporcular vs gayet iyi, degse onlara deger. kotu enerji seklinde falan algilyorum ben ya da birsey diyip moralimi falan bozuyorlar anlaminda.
nazar disinda genelde insanlar kazancini gizliyor, bunu bana maasini soylesin diye demiyorum. cevremde ozellikle de durumu iyi olup, bir is karistaranlar hep ac, yoksul ve muhtac. borc istemesinler diye yapiyor da olabilirler ama hem oyle bir durum soz konusu degil hem de konuyu kendileri aciyor.
o yuzden ben de bana anlatmayana anlatmiyorum. sen de alisirsin.
0
durgunfoton
(09.02.24)
Nazara inaniyorum. Ayrica verdigin ornekleri anladim ilk okudugumda. Sakliyorlar iste. Demek onlar da inaniyor. Burada sinir olacak bir sey yok. O da inaniyor ve araba alacagini soylemiyor."hassasiyetimi ogrendi ve boyle davraniyor" ne alaka onu anlamadim sadece.

Sen de onlar gibi yap. Niye yapamiyorsun. Sir kupu olma ama dikkat et. Ben evlilige giden iliskim nazar yuzunden bitti. Kime soylesem inanmiyor ama ortada bir sey yokken ne oldugunu anlamadan ayrildik. Herkesin gozu bizdeydi. Hangi isten memnun olsam ve bunu birine belirtsem ki bu kisi hep ayni kisi oluyor, hep bir anda isten soguyup ayrildim. O kisiye hicbir sey soylemiyorum. Gecen bulustuk ilk kez bi seyden bahsetti. O da bozuldu birkac hafta sonra. Dehsete dusuyorum. Gozu goz degil derler ya oyle.
0
Kittie
(09.02.24)
Bazı insanlar kendi maddi durumları hakkında konuşulmasını sevmezken bazı insanlar bu konularda çok soru soruyorlar. Bazı insanlar da hem kendi maddi durumları hakkında konuşulmasını sevmiyor hem de bu konularda çok soru soruyorlar. Bunu böyle kabul edip bu üçüncü tip kişi olmamaya devam etmelisiniz. başka konular konuşun, insanların maddi durumlarıyla alıp sattıklarıyla ilgilenmeyin. o kadar ilgilenmeyin ki anlatmak istediklerinde konuyu değiştirin, en güzeli bu bence.

Nazara gelince, bir süre inandım, bu sebeple şu anda inananları tenzih ediyorum ama ben şahsen artık nazara götümle gülüyorum. başıma gelen iyi şeyleri bazen anlatır bazen anlatmam, aynı koşullarda anlatıp anlatmamamla o işlerin bozulma olasılıkları arasında hiç bir ilişki bulunamaz. entropi gereği mutluluğumuzu paylaşırken de paylaşmazken de bir takım işler bozuluyor, başımıza kötü şeyler geliyor, artık yaşımız bilmem kaç oldu bunlara alışmamız lazım.
0
engelbert humperdinck
(09.02.24)
nazar kesinlikle var yaw, o yuzden eve mutlaka nazar boncugu asarim. Yeni aldigim seyleri (ornek: arac) insanlarla, 1. derece akraba haric, mumkun oldugu kadar biraz eskitene kadar paylasmam cunku kesinlikle bir bokluk oluyor.
0
cooperr
(09.02.24)
nazara inanıyorum , nazar boncuğu gibi şeylere inanmıyorum.
0
ercu cozer
(10.02.24)
Nazar dediğimiz şey çoğunlukla seçici algı. Bir olayın olmasına neden olan bir sürü şey vardır; genelde söz konusu şeyin gerçekleşmesine sebep olan olaylar zinciri bahsi geçen "Nazarın" yaşanmasından çok önce başlar. Eğer bu tür şeylere inanmaya teşne biriyseniz hoşunuza gitmeyen şeyler yaşandığında "Aaa nazar" dersiniz; zira neredeyse her olay birilerinin bilgisi dahilinde gerçekleşir. Herhangi bir sorun yaşanmayan olaylar için ise, bu olaylar da birilerinin bilgisi dahilinde, gözleri önünde gerçekleşse de "Aa neden nazar değmedi acaba" diye düşünmezsiniz.

Gerçi şimdi düşündüm de belki de Nazar gerçektir ve çift yarık deneylerindeki gözlemci etkisi nazardır. Bilemedim
0
salihdt
(10.02.24)
(3)

Metafizik, fizik, bilim, paralel dünyalar, boyutlar, varlıklar, quantum

ermanen
başlıktakileri kapsayan soru/sorular sormaya çalışacağım ama tam beceremeyebilirim. tabii soru diye çok ayrıntılı yazmayacağım. ayrıntılı araştırdım ben de ama sizin görüşlerinizi merak ediyorum. geniş ve karmaşık bir konu. siz kendi cevabınızla aydınlatabilirsiniz. konuyla alakalı da yazabilirsiniz
başlıktakileri kapsayan soru/sorular sormaya çalışacağım ama tam beceremeyebilirim. tabii soru diye çok ayrıntılı yazmayacağım. ayrıntılı araştırdım ben de ama sizin görüşlerinizi merak ediyorum. geniş ve karmaşık bir konu. siz kendi cevabınızla aydınlatabilirsiniz. konuyla alakalı da yazabilirsiniz.

aslında fizik ile metafiziğin çatışmasını sormak sorgulamak istiyorum genel anlamda. metafizik felsefeye de giriyor tabii. bir de teorik fizik var. belki fiziksel (veya ötesi) dünya/evrende olan ama daha keşfedilmemiş veya keşfedilemeyen şeyler de metafiziğe girebiliyor. mesela 200 yıl önceki bi insana bugünün teknolojilerini göstersek bizi büyücü falan sanırdı.

bazı tv veya online programlar/yayınlar oluyor. böyle bir sürü farklı bilgileri deneyimleri olan insanlar getiriyorlar. boyutlardan bahsediyorlar. paralel dünyalardan. farklı frekansı olan insanlar. biyoenerjisi olan insanlar. uzaylılar veya farklı varlıklarla iletişime geçenler. bilimin daha keşfetmemiş olduğu veya kabul etmediği şeyler. bu tür insanlar hakkında ne düşündüğünüzü de merak ediyorum. safsata diyecek de çoktur tabii ama bilim her şeyi bilmiyor veya bilmemezlikten de geliyor diye düşünebiliriz. ya da saklanan şeyler de olabilir.

bilimin en son geldiği/araştırdığı yerlerden biri de quantum dünyası/mekaniği ve tam olarak bilinmeyen bir konu. sanki yukardaki durumlarda quantum ile kesişen yerler olabilir. quantum veya quantum gibi başka farklı olgular doğaüstü veya yukardaki gibi durumları açıklayabilir mi sizce? nedir, ne değildir?
0
ermanen
(29.01.24)
Ne olup olmadıklarının cevabını vermek zor. Birikimimiz yok zaten.

Metafizik, bilimle inanışlar (din, soyutluk,mistisizm) arasında köprü konumunda bir yerde bilimin açıklamadığı hususlarda araya iki fayansın arasındaki derz gibi o boşluğu doldurur.
Belki de Metafizik burada bilimde yaratılışı savunanlarla, maddenin önceliğini savunanların buluşma noktası.

Bilimin geldiği noktada kantum ve ona bağlı kavramlara tasavvufi açıdan bakmanı öneririm.
Ben çok araştırmadım ama edindiğim bilgilere göre kuantum denilen şey ve başka alemlerin varlığı hususu tasavvufi kaynaklarda belirtiliyor.

Mesela misal alemi,ervah alemi, ecsad alemi tasavvufun konuları içerisine giriyor.

Einstein'in bazı görüşleriyle tasavvuf konuları arasındaki benzerliklerden de söz edildiğini biliyoruz.
0
diyecevaplandı
(29.01.24)
"bazı tv veya online programlar/yayınlar oluyor. böyle bir sürü farklı bilgileri deneyimleri olan insanlar getiriyorlar. boyutlardan bahsediyorlar. paralel dünyalardan. farklı frekansı olan insanlar. biyoenerjisi olan insanlar. uzaylılar veya farklı varlıklarla iletişime geçenler."

Kontrollü şartlarda, iddia ettiği doğaüstü yeteneğe sahip olduğunu kanıtlayabilen bir kişi bile olmadı şu ana kadar. Hatta kanıtlayabilene ödül veren bir sürü yer var, o ödüllerden birini bile alabilen olmadı: en.wikipedia.org

Hepsinin anlaşmalı şovlar, el çabukluğu veya düz kandırmaca olduğunu düşünmek için güçlü sebeplerimiz var yani.

Kuantum mekaniğini mistik konularla ilişkilendirenlerin de "A'yı anlamıyorum, B'yi de anlamıyorum, o zaman A B'yi açıklar" şeklinde bir yanılgıya düştüğünü düşünüyorum. Kuantum mekaniğiyle ilgili öne sürülen hipotezlerin hepsi bilimsel yöntem çerçevesinde ciddi bir şekilde teste tabi tutuluyor ve bu doğrultuda ilerleniyor, sanıldığı gibi belli belirsiz yapılan işler değil. Doğaüstü durumları açıklar mı bilemem, doğaüstü durumlar test edilmekten kaçmazlarsa belki.
0
aloha snackbar 3
(29.01.24)
Hocam ben fizikçi değilim. Muhtemelen siz de değilsinizdir. İkimiz de fizikçi olsaydık dahi muhtemelen bu kadar geniş skaladaki konular hakkında çok derin bilgi sahibi olamazdık zaten. O yüzden bence kendi kendimize açıklama üretmeye çalışmamalıyız. Açıklama bilgi gerektirir, ancak metodolojik bir konuda akıl yürütebiliriz.

Fizikten ciddi anlamda anlayan, günümüzün en önde gelen bir teorik fizikçi olmak için gerekenlerden haberiniz elbette vardır ancak bunları tekrarlayıp idrak edelim.

Her şeyden önce bir üniversiteye girmeniz gerekiyor. Ülkemizdeki üniversiteler "en önde gelen" bir fizikçi olmak için ne yazık ki hem imkanlar bakımından hem de akademik bakımdan yetersiz. Muhtemelen MIT, Harvard, Oxford, Stanford gibi bir okulu bitirmiş olmalısınız.

Üstüne master, doktora ve post-doc süreçlerinden geçmiş yine aynı üniversitelerin ilgili bölümlerinde çeşitli proje araştırma ve arge konularında çalışıyor olmalısınız.

Elinizden geçen akademik kaynağın, bilimsel ve teknolojik data ve ekipmanın ucu bucağı görünmüyor olmalı. Yıllar boyunca konferans ve sempozyumlarla dünya genelindeki gelişmeleri ilk elden takip etmiş, kendiniz de bu gelişmelere katkıda bulunmuş olmalısınız.

Değil mi? Yani böyle insanlar var dünyada. Birçoklarına eğitim veriyorlar. Utanmasalar analarının karnından fizikçi olarak doğacaklarmış, hayatlarını adamışlar ve inanılmaz donanımlılar.

Ancak gelin görün ki bu biyoenerjici tayfanın "ilminden" haberleri yok. Onların açıklayabildiği şeyleri bunlar açıklayamıyor.

Sizce bu durum ne kadar akla yatkın? Sizin bahsettiğiniz insanların sahip olup da bu insanların sahip olamadıkları imkân sizce ne olabilir? Ya da sizin bahsettiğiniz kişiler empirik olarak kanıtlayamakdıkları şeyleri hangi yollarla keşfedip bunlar üzerinde uzmanlaşabiliyorlar ve diğerleri neden bunu yapamıyor?

Bunu samimiyetle sorun lütfen kendinize. Belki çok detaylı fizik sorularına cevap veremeyebiliriz, ancak bunlara cevap verebiliriz. Bunun mantıksal ve felsefik açıdan sorgulamasını yapabilirsiniz. Bunu sorgulamak bir bilgi birikimi de gerektirmiyor, herkesin yapabileceği bir kıyas ancak yine de etkili bir sonuca götürüyor ve hayatın her alanına da uygulanabilir.
0
akhenaten
(29.01.24)
(5)

yakın çevremde komplo teorilerine inanan biri var

gizemli dede
diyor ki mesela şu anki şarkılar 440 hertz, bu hertz de 432 olması lazım. yoksa insanlara dopamin salgılatıyor ve şiddete meylettiriyor. bill gates türkiyeden tarla aldı sebebi art niyetli. rockafeller ailesi silah ticareti yapmak için şiddeti arttırıyor. gibi gibi bir çok safsataya inanıyor. bu cah
diyor ki mesela şu anki şarkılar 440 hertz, bu hertz de 432 olması lazım. yoksa insanlara dopamin salgılatıyor ve şiddete meylettiriyor.
bill gates türkiyeden tarla aldı sebebi art niyetli.
rockafeller ailesi silah ticareti yapmak için şiddeti arttırıyor.
gibi gibi bir çok safsataya inanıyor. bu cahilliği nasıl yenebilirim
0
gizemli dede
(06.01.24)
İnsanları kandırmak kandırıldığını ikna etmekten daha kolay bu sebeple uğraşma derim he de geç.
0
basond
(06.01.24)
yakın çevrem :d he deyip geçebilsek keşke herkesi :d
0
🌸gizemli dede
(06.01.24)
Benim kayinvalide. Çok iyi insan, eskiden bu kadar değilmiş covid sonrası komple koptu.
Chemtrail, covid kısır yapacak, fransa seçimleri sonrası komple kapatacaklar evden cikamayacagiz, covid asisi öldürüyor nüfus kontrolu için, trumpu big pharma ofisten aldi, Amerikan seçimleri calindi vs vs. Bunun bir üstü de hanımın en yakın arkadaşının babası; lizard people teorisine inanıyor adam. Beterin de beteri var yani.

Yapacak bir şey yok. Konuşmaya başlayınca biraz gülüp geçiyoruz, eğer laf anlatabilecegim bir konuysa (global trade, ekonomi gibi şeylerde beni dinliyor. Misal geçen brics ileride çok güçlü olacak iste lokal para kullanacaklar şu bu dedi. Anlattim yani ab degilki bu belli bir kültürü paylasan, tarihi paylasan ülkeler olsun diye. Tek ortak noktalari bati karşıtlığı olan devletler bundan daha ilerisini yapamaz diye anlattim. Ona ok dedi çünkü harbiden çoğu konuda bilgisi nerede komplocu arkadaşları varsa onlarin dedikleri. Harbiden araştırdığı yok yani).

Yani sizin de net bilgili olduğunuz konularda belki sizi dinler, geri kalaninda he demek lazimharbiden. Maalesef hanim annesini çok severken şimdi kafayı yemiş diye bakıyor.
0
logisticsmanager
(06.01.24)
Ne olsaydi bunlara inanmayi birakirdin, bu iddialarinin aksi nasil kanitlanabilir tarzi sorular sorun. Bunlara cevap veremiyor ancak inanmaya hala devam ediyorsa yapacak bir sey yok. Argumantasyonla ikna edemezsiniz, bazi insanlarin mizaci boyle seylere inanmaya daha yatkin oluyor. İnanmayi birakmalarinin tek yolu da rasyonel akil yurutme falan degil de inanmaya devam etmenin bir sekilde islerine gelmemeye baslamasi oluyor genelde.
0
aloha snackbar 3
(06.01.24)
tartışma beklenen etkiyi vermeyebilir. hatta olumsuz etki de yaratabilir. gerçeklik algısı bozulduysa mümkün olan en kısa zamanda uzmanlara yönlendirin.
0
alispaint
(07.01.24)
(10)

pirinç şişesi kırıldı. nasıl ayıklarım?

feldspar
5 kiloluk basmati pirinç şişesi elimdeyken düştü ve kırıldı. şimdi pirinçten cam kırıklarını nasıl ayıklarım? bana bilimsel veya non bilimsel tavsiye verir misiniz?
5 kiloluk basmati pirinç şişesi elimdeyken düştü ve kırıldı. şimdi pirinçten cam kırıklarını nasıl ayıklarım? bana bilimsel veya non bilimsel tavsiye verir misiniz?
0
feldspar
(02.01.24)
canınızdan kıymetli değildir sanırım. çöpe atın.
0
siyasil
(02.01.24)
Bardakla süzgece dökerek tek tek uğraşmak dışında bir fikir belirmedi iki kişi iki süzgeç olursa gözden kaçmaz
0
olaylar olaylar
(02.01.24)
Atardım ben de risk almazdım.
0
drako
(02.01.24)
Yani basmati pirinç artık her yerde iyi kötü bulunuyor. 5 kilo pirinç için ne o kadar uğraşırım hadi ziyan olmasın kafasıyla uğraşayım desem de ne o riski alırım.güzelce poşetleyip atardım ben olsam
0
yazdonumu
(02.01.24)
cam tuzla buz olduysa kullanacağın kadarını iyice yıkayarak cam tozundan arındırabilirsin. ama büyük parça camlar varsa mercimek tanesi kadar bile olsa atardım çöpe.
0
kirby
(02.01.24)
Teorik yöntem: ikisini de suya attıktan sonra suyun yoğunluğunu (1 g/cm3) bir şekilde camın (~ 1.65 g/cm3) ve pirincin yoğunluğunun (~ 0.5 - 1.2 g/cm3) arasına getirip, camı çöktürürken pirinci yüzdürmek. Dolayısıyla tüm pirinci toplayıp, suya atıp, tuz ekleyerek suyun yoğunluğunu kademeli olarak artırarak tüm pirinç yüzdükten sonra pirinci toplayabilirsiniz.

Ama bence atın gitsin.
0
aloha snackbar 3
(02.01.24)
Bence direkt çöpe atın, riski göze almayın.
0
cemallamec
(02.01.24)
Bu ekonomide 5 kg pirinç değerli ama sağlık daha değerli
Atın lütfen
0
photo85
(02.01.24)
%99.99'unu ayıklasan, sadece 1 tanesi gözünden kaçsa ve onu da yesen ne olur? ya da dişini kırsa diş için harcayacağın parayı ve çektiğin acıyı düşün. zarar olur boş ver. at hepsini.
0
hknty
(02.01.24)
Üşenmezseniz boş bir araziye serpin kuşlar yesin. Tek tek yedikleri için ayıklar onlar, camı yutmazlar.
0
kibritsuyu
(02.01.24)
(5)

Soyut yaptığım tablolar sizce nasıl.

darkwizard
https://eksisozluk1923.com/entry/158744365Görsel eklenmiyor diye buraya yükledim entry de var
eksisozluk1923.com

Görsel eklenmiyor diye buraya yükledim entry de var
0
darkwizard
(14.11.23)
Boyalara yazık olmuş bence. Hiç olmazsa çiçek böcek çizebilirdin.
0
Bir cebinde das kapital
(15.11.23)
resmin direkt resim olarak güzel olma devri geçti sanki. Soyut da olsa hipergerçekçi de olsa, context/bağlam önemli. Yapan kişinin kim olduğu ne yaptığı önemli. Şu tabloyu ünlü biri yapsa değerli olabilirdi.

veya malzeme önemli olabilir. 2023 Türkiyesinde tamamen çöplerden bulduğum boyalarla geri dönüşümlü malzemelerle bir eser yaptım vs. gibi bir yere bağlayabilsen, sergileyebilirsin.

Ne bileyim Epson kartuşlardan aldığım boyalarla satır satır çizdim, makineleşmeye karşı kendimi yazıcı haline getirdim falan desen bir karşı duruş olur bişey demiş olursun. Uyduruyorum şu an ama modern sanatın geldiği nokta bu.
0
nhk ni youkosu
(15.11.23)
bize burada ne yapmak istediğini anlatırsan bence daha iyi bir fikir sunabiliriz.
soyut resim sanatı aslında zannedildiğinin aksine, elime fırçayı aldım çizdim, demek değil. o müzelerde bakınca anlamadığınız büyük soyut resimlerin arkasında hep bir resim tekniği ve hikayesi olur. muzu duvara bantlayan saçma modern sanattan bahsetmiyorum. mesela mondrian'ın de stijl'inin ardında goethe'ye ve ışık fiziğine kadar uzanan derin bir birikim var.
bu sebeple tablolara kişisel zevklere göre iyi ya da kötü demek pek bir anlam ifade etmiyor şayet rastgele bir şekilde ortaya çıktılarsa. tabloyu değerli ve paha biçilmez kılan bireysel zevkler olmuyor, sanatın ortaya çıkış tekniği ve hikayesi oluyor.
neden bir jackson pollock tablosu milyon euro ediyor da çok benzer bir x tablosu etmiyor derseniz işte bu sebeple.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(15.11.23)
sanatla alakam yok 1 iyi 2 kötü
0
paintov
(15.11.23)
Sağdaki fena değil ama soldakini pek beğenemedim. Kırmızı boya kendisini resmin içinde hissettirmiyor, daha çok leke gibi. Böyle şeyleri seviyorum aslında ama kabak gibi duvara asıp bakarken değil, soyut bir tema içeren müzik albümlerine kapak vs. olunca hoşuma gidiyor. bkz: edscissor.bandcamp.com Bir hikaye lazım yani.
0
aloha snackbar 3
(15.11.23)
(4)

Fizik kavramlarını teorilerini vs anlaşılır basit anlatan

yazdonumu
Kaynak önerileriniz neler?Fizik hep ilgimi çeken ama hesaplamalarına ders kısmına vs pek yatkınlığım olmayan bir alan. Şöyle ilginç kavramların,teorilerin vs anlatıldığı güzel kaynak önerilerinize talibim. minutephysics kanalındaki videolar vs güzel mesela. Başka hangi kanalları, kitapları va önerir
Kaynak önerileriniz neler?
Fizik hep ilgimi çeken ama hesaplamalarına ders kısmına vs pek yatkınlığım olmayan bir alan. Şöyle ilginç kavramların,teorilerin vs anlatıldığı güzel kaynak önerilerinize talibim. minutephysics kanalındaki videolar vs güzel mesela. Başka hangi kanalları, kitapları va önerirsiniz?
0
yazdonumu
(28.10.23)
Serway ben de kullandım ama sorumu tam anlamadın bence. Hesaplama olmadan neden anlamak zor olsun. Akademik anlamda fizik anlamak değil burada bahsettiğim.
0
🌸yazdonumu
(28.10.23)
flu tv berkcan özcan hocanın videoları, müthiş.
0
orient blue
(28.10.23)
Michio Kaku sanırım tam olarak bu işi yapıyor.
0
evandro roncatto
(28.10.23)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.